29 Kasım 2013 Cuma

Melek Serisi - SON SAVAŞ

       Allah’ım çok mutluyum. Sonunda Melek serisinin 3. Kitabı çıkmış hele şükür. Daha doğrusu 5 Aralıkta çıkacakmış. Çok mutlu oldum. Bu seri çok sevdiğim serilerden. Çıkacak çıkmasına da fuarda kitap limitimi fazlasıyla doldurdum. Ne yapıp da annemi ikna etsem. Yok direk söylesen hayatta almaz. Kadıncağız da haklı sonuçta bir dolu kitap okunmayı bekliyor daha ne kitabı? Ama ben daha haklıyım :D Eee seri kitabı beklenir de almamazlık olmaz. İnşallah şu merkezi sınav sonuçları iyi gelir de belki o zaman bir şansım olur. Alabilirsen hemen okur yorumunu yaparım. 

      İşteee bu da kapak...

24 Kasım 2013 Pazar

SENİ KAYBEDEMEM Okumaya Başladım =1=

       Seni Kaybedemem yeni başaldığım bir kitap henüz 50 sayfa kadar okudum. Arunas Yayıncılıktan çıkmış bir kitap daha yeni başaldığım için iyi veya kötü yorum yapamayacağım ancak şimdilik güzel gittiğini belirtmeliyim. Vakit geçirmek için okunacak bir kitaba benziyor ŞİMDİLİK…

Troublemaker "NOW"

        Uzun zamandır sosyal medyadan uzak kaldığım için Hyuna’nın yeni klibini daha az önce görebildim. Saçlarından haberim vardı ama bu klibi daha yeni gördüm. Upuzun saçları vardı gitti saçlar. Gerçi bu halide güzel bence. Muhtemelen izleyenleriniz vardır ama izlemeyenler de vardır. Buyrun yeni Hyuna’mız:

     Sanırım klibin konseptine uygun olmak için kestirmiş evet yakışmış ama uyuşturucu kullanıcılarına benzemiş. JS zaten ayrı bir hallere bürünmüş. Şarkı benim hoşuma gitti. Birçok kişini Hyuna’ya gıcık farkındayım ancak bence onun imajı bu şirketinin çizdiği bir imaj videolarda çok sevimli bence neyse herkesin kendi görüşü… Buaradan da şarkının altyazılısını izleyebilirsiniz:
    

Kitap Yorumu #5# AYAKLI BELA


     İşte karşınızda mükkemmel Travis Maddox… Ve onun Güvercini Abby Abbernathy (Maddox)
    

        Ayaklı Bela’yı çoğunuz okumuşsunuzdur. En azından Tatlı Bela’yı .Onu da okumadıysanız bu posttan önce en yakın kitapçıya koşun zaten birka saate bitecektir. Ben sizi bekliyorum. Hahh bitirdiniz mi? Bildiğiniz gibi Ayaklı Bela “Tatlı Bela”nın Travis’in ağzından anlatıldığı 2.kitap. bu kitapta Tatlı Bela’nın aksine Travis’e hak verdim Abby’e kızdım. Tatlı Bela’da tam tersi olduğu için birbirini eşitliyor. Kitapta Travis’in aşkını daha iyi anlıyorsunuz ilk kitapta sinir olduğunuz yerlerde hak veriyorsunuz. Travis’in Abby yokken neler yaptığını öğrenmek oldukça iyi geldi. Bunun yanı sıra en sonunda Tatlı Bela’da olmayan kısımları da Travis’in ağzından okumuş olduk. Sonu o kadar güzeldi ki. Tamamiyle suratımda aptal bir gülümsemeyle okudum. Gerçi kitabın tamamında aynı durumdaydım.(Ayrılık kısımları hariç.) 
      

       Aslında hemen hemen her kitap blogunda bu kitabın yorumu yapılmıştır. Benimde bu yorumların üstüne pek bir şey söylememe gerek yok tek diyebileceğim. Gerçekten duyguları hissedebileceğiniz harika bir kitap…


GÜZEL ŞEYTAN Kitap Yorumu

 
   

Güzel Şeytan Karanlığın Kızı'nın 2. kitabı  ilk kitabını çok beğenmiştim. Bu kitap da ilki gibi oldukça güzeldi. Çok kalın bir kitap olmadığı için kolayca bitiveriyor. Yine bu da Fuardan aldığım kitaplardan biri. 

    Ama sanki kitapta birşeyler eksik. Ne olduğunu tam anlayamadım ancak böyle bir eksikliği var. Belki inceliği yüzündendir belki de aşk çok az işlendiği içindir. Öte yandan Violett’e bayılıyorum. Kendisi küçük ama çok tatlı ve zeki bir kız. Hele ilk kitabında Athena’nın sırtına hançeri saplaması yok muydu? Bittim ben bu kıza sanırım kitapta en sevdiğim karakter o oldu.
   
    Kısacası vakta geçirmek için okunabilecek kısa Yunan mitolojisiyle ilgili oldukça ilginç bir kitap 3. Kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.


DÜŞÜŞ Serisi "AZAP" Kitap Yorumu


       Azap kitabı “Düşüş” serisinin ikinci kitabı ilk kitabını aylar önce okumuştum. 2.kitabı fuara saklıyordum. Aslında günler öncesinde bitirdim kitabı ama dersler yoğun olunca yorumlayamadım maalesef. Bu kitabı Düşüş’e göre daha az beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim. İlk kitapta sevdiğim karakte Luce’a bu kitapta sinir oldum.
              BURDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR!!!
   Hayır yani senin elinde gül gibi Daniel varken sen ne diye gidip sümsük Miles’la öpüşürsün ki. Hayır yani çoğu seride karakterler böyle maalesef ve benim en nefret ettiğim durum da bu. Gül gibi çocuğu buluyorlar sonra gidip sonradan tanıştığı bir çocukla kırıştırıyorlar. (Ohh içimi döktüm rahatladım.) Daniel kızı korumaya çalıştıkça kız burnunun dikine gidiyor. Tamam her dediğini yapmasın ama böylede olunmaz ki. Hele en sonunda elimde olsa kızı bir kaşık suda boğacağım. Çocuk onun için feryat figan o gidiyor gölgelerle geçmiş öğrenmeye teallam ya… Neyse herhalükarda seriyi seviyorum. Umarım 3. Kitap Tutku bundan çok daha iyidir. Sevgilerle…

          

18 Kasım 2013 Pazartesi

GÖÇEBE KİTAP YORUMU ^

Kitabın Adı: Göçebe

Yazar: Stephenie Meyer

Orijinal Adı: The Host

Sayfa Sayısı:679


Yayınevi: Epsilon Yayınları





       Bu kitaba bayıldığımı söylemem gerek. Konusu tamamiyle özgündü. Yalnız şunu söylemem gerekir ki Stephenie Meyer bu kitabında ‘’Alacakaranlık’’ serisinden daha farklı bir dil kullanmış. Filmini de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum. Ahh şu sınavlardan bir fırsat gelse… Kitap zaten Epsilon kalitesiyle çıkmış. Kitabın yaklaşık bi 100 sayfasında falan ‘’ne oluyor?’’ durumlarında oluyorsunuz daha sonra kitap öyle bir güzelleşiyor ki bir sonraki sayfayı çevirmek için can atıyorsunuz. Sanırım bir blogda 2. kitabının çıkmasıyla ilgili bir yazı okumuştum ama pek bir bilgim yok maalesef.

         Kitabın konusuna gelicek olursak. Küçük ruhlar düşünün. Bu ruhlar çeşitli gezegenlerdeki yaşam formlarını ele geçiriyor ve ruhlar bedenlere yerleşiyor. Yerleştikleri ırkların dünyalarını güzelleştiriyorlar. Teknolojileri oldukça gelişmiş. Yazarın yarattığı dünyaya resmen bayıldım. Bence çok güzeldi. 679 sayfa elimden nasıl kayıp gitti anlayamadım. 
      Filmini de izledim. Ayrı bir postta yazacağım. Kısaca güzeldi ama çok hızlı geçilmiş olaylar. Gayet normal aslında çünkü kitap bir hayli kalın ve bir filme sığdırmaları gerçekten zor. Sonlara doğru tahmin etmiştim. Zaten öyle biteceği çok açıktı ancak öyle güzel bir dille anlatılmış ki beğenmemek elde değil. Neyse yine çok konuştum. Ama hala içimde anlatmak istediklerim var ancak spoiler vermek istemiyorum. Uzun lafın kısası okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.


4 Kasım 2013 Pazartesi

Carrefour Ziyareti



  
      Bugün arkadaşlarımla Carrefour’a gitmek için sözleştik. Mağazaya girdiğimizde tabii ben hemen kitap bölümüne koşuyorum. Sonra onlar da bikaç kitap aldı ben de bu güzelleri aldım. Seçmek o kadar zor ki… zamanımızın yarısını kitap bölümünde harcadık. Önce bir kitap beğenmiştim. Fakat seri olduğunu anladım. Orada ilk kitabı yoktu bende Ölüm Elçisi kitabını beğendim. Sonra onunda seri olduğunu anladım ama şaslıyım ki onun ilk kitabı vardı. Bende iki kitabını aldım. Sonra orada Nora Roberts kitaplarını görünce oraya daldım. Bildiğim kadarıyla Nora Roberts’in çok hayranı var ancak ben hiç kitabını okumamıştım şimdiye kadar. Onca kitabı arasından Bataklıkta Gece Yarısı’nı seçtim ve bir tarihi aşk okumak istediğimden Koridor Yayınlarından Çirkin’i kapıverdim. Son anlara denk geldiği için paramı harcamıştım. Yoksa benden kaçış yok J

Normalde kitap değiş tokuşunu sevmem okuduğum kitabın kitaplığımda durmasını seviyorum. Ancak arkadaşlarımda çok güzel kitaplar aldılar. Bu da demektir ki kitap değiş tokuşu yapmam lazım. Şu anda Göçebe kitabını okuyorum ve mükkemmel gidiyor. Muhtemelen yarın onun yorumunu yaparım. Malum sınav haftası fazla okuyamıyorum maalesef. Okuyamıyorum da sürekli kitap alıyorum. Aman neyse kitap gelsin de ben onları okuyacak zaman bulurum :D



3 Kasım 2013 Pazar

Senden Önce Ben Kitap Yorumu

Kitabın Adı: Senden Önce Ben

Yazar: Jojo Moyes

Kitabın Orjinal Adı: Me Before You

Sayfa Sayısı: 480

Yayınevi: Pegasus




    Herkes o kadar anlatıyordu ki dayanamadım D&R'ın internet sitesinden satın aldım. Birkaç güne elime geçti. Öncelikle kapağına bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Pembe ve beyaz gerçekten harika olmuş. Geldiği gün başladım. Şöyle ki kitaba söyleyecek hiçbir sözüm yok. Gerçekten çok güzeldi. Ancak ben öyle herkesin iddia ettiği gibi ağlamadım. Zaten şu ana kadar beni ağlatabilen kitap sayısı çok çok azdır. Sanırım duygusuz odunun önde gideniyim :D şahsen be kitapta çok daha fazla aşk bekliyordum. Kitabın sonlarında aşk vardı tabii fakat ben tüm kitapta bu mükemmel aşkı göremedim (Ya da okuyamadım mı desem:) Yorumlar o kadar iyiydi ki sanırım bu beklenti çıtamı yükseltti. Herkes bu kadar beğendikten sonra benim bu şekilde ağlayıp sızlamamam problem bende mi diye düşünmeme neden oldu. En sinir olduğum ise kitabın en başlarında ünlü kişilerden alınan yorumları okurken sonunu söyleyen (söylemesede gizliden gizliye anlatan) kişi. Yorumunu adamakıllı yapsın yorumu okuyan kişi sonunu anlayabiliyor. Kitabın sonunu bu yüzden tamamiyle biliyordum desem yeridir. 
      

          Bu yazım her ne kadar beğenmediğimi hissettirse de aksine kitaba bayıldım. Sadece beklediğimden biraz (bayağı) farklıydı diyelim. Bu hafta inşallah Tüyap Kitap Fuarına gideceğim. Yazarın 2 kitabı Sevgilimden Son Mektup kitabını da almak istiyorum. Ahh ahh istiyorum da istiyorum. İzin verseler fuarda kalsam orda yaşasam ne güzel olur. Birde bir bilgisayar versinler okur okur size yazarım. Ohh sınav yok stres yok. Aman ne de çok yazmışım. İyisi mi ben şimdi sıradaki kitabıma geçiyim.