16 Temmuz 2014 Çarşamba

VURGUN (Düşüş Serisi #4) Kitap Yorumu

     


         Gökyüzü Kanatlarla Kararıyor...
            Ve Luce ile Daniel için zaman dolmak üzere... 
            Lucifer'ın geçmişi silmesine engel olmak adına Düşüş'ün başladığı yeri bulmak zorundalar. 
           Yalnızca Luce laneti bozabilir, bu yüzden onun seçimi herkesin kaderini belirleyecek. 
           Peki ya Luce ve aşk uğruna var olan destansı mücadeleyi kim kazanacak? Dünya çapında fenomen haline gelen düşüş serisinin şaşırtıcı sonuna hazır olun!



         Yavaşlayan okuma hızımdan dolayı uzun zamandır bir kitap yorumu yapmamıştım. Ve bu arayı Düşüş Serisi'nin son kitabı Vurgun ile bitiriyorum. Yine bir seriye veda etmenin hüznüyle yazıma başlıyorum.
       
           Kitap haftalardır elimde sürünse de diğer kitaplarından bir tık daha öndeydi. İlk başlar yine aynı tempodaydı. Bu kitabı öne çıkaran son kısımlar oldu. Yaklaşık 100- 150 sayfayı nasıl bitirdiğimi hatırlamıyorum. O kısımları soluk kesiciydi.

          Vurgun, 3. kitap Tutku'nun hemen kaldığı yerden devam ediyor. Tutku'da  Lucifer Duyurucular sayesinde Düşüş'ü silmeyi planlıyor. Vurgun'da ise melekler -ve sürgünler- Lucifer'ın Düşüş'ü silmesini engellemek için Düşüş'ün olduğu yeri bulmaya çalışıyorlar. Çook uzun zaman önce olduğundan dolayı hiçkimse yerini hatırlamıyor. 9 gün içinde burayı bulmaları gerekiyor.
     


                                
                                    !!!!!!Çook Yüksek Spoiler!!!!!!
       Açıkçası kitabın ortalarında dahil olan Sofia'nın ikizi Dee'yi hep çok nazik buldum. Fazla nazik. Bu yüzden sanki ondan birşeyler çıkacakmış gibi hissettim. Fakat kendini feda ettiğinde düşündüğümden utandım resmen.
   
        Ama kitap boyunca tatlımlar, canımlar falan fazla... nazik geldi. Kitabın sonunda ise Luce'un melek olabileceği ihtimali aklıma gelse de bu kadarını beklememiştim. İlk defa şeytana karşı böyle sempati besledim. (Ramazan ramazan çarpılcam :D)
                                                 Spoiler sonu
     


         Ama Luce'un Lucifer'a yaptığı hiç hoş olmamış. Onun için çok üzüldüm. Birde sondaki yazı-tura çocuk Lucifer mı diye 2 kez okudum. Sanırım oydu. Sanırım o da Luce & Daniel'ın kararının aynısını vermiş. (Yazarın spoiler vermeme çabaları.) Açıkçası Taht'ı betimlemesinden hoşlanmadım. Farklı bir hava katmış kabul. Ama nedenini bilmem ama beni birazcık rahatsız etti.




 Taht'ın kabul ettiği tüm çiftler arasında
 Hiç biri Sabah Yıldızı Lucifer,
 Ve Akşam Işığı Lucinda kadar
 Parlak değildi.






    "Aşk dediğin şey kulağa pek güzel gelmiyor," dedi yavaşça. "Taht'a tapınma şeklimizi düşün. Bu sevgi bizi en iyi halimize getiriyor. Sevgi için kendimizi değiştirmemiz için değil, içgüdülerimizle daha ileri gitmemiz için teşvik ediliyor. Sen bana ait olsaydın ve ben sana ait olsaydım, olduğun gibi olmanı isterdim. Asla tutkularımla ışığını karartmazdım."





"Ölümlülük şimdiye dek anlatılan en romantik hikayedir. Yapılması gereken her şey için tek bir şans."





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder