26 Ekim 2014 Pazar

DART ÖDÜLÜ !!!!


Sevgili Naz'lı Kitaplık, Fuşyamsı Düşünceler, Kitap Karavanı ve Kitaplarım ve Ben blogları beni bu ödüle layık görmüşler. Kendilerine buradan çok teşekkür ediyorum. Bu ödül bloggerların birbirlerine verdikleri bir ödül.

Bu ödülü almanın bazı şartları var. Bunlar:
* Ödülün fotoğrafını yayınlamak.
*Size ödül veren blogun bağlantısını eklemek
*15 bloga bu ödülü dağıtmak
Şimdi gelgelelim benim ödülü verdiğim bloglara maalesef tanıdığım çoğu blogger yaptığı için zor oldu

Kitap Tanrıçası
Kronik Okur
Kitaptan Bayan
Geveze Kitap Kurdu
Bir Kitap Delisinin Günlüğü
Üşengeç Kızın Kitaplığı
Mavi'nin Kitapları
Büyülü Ayraç
Kitap Okuyan Solucan
Kitap Avcısı
Kitapperest Dünya'm
Kitap Tiryakisi
Aynı Kitabın Altında
Cemre Ne Okuyor?
Dracula's House


Yorum: Aşka Var Mısın? (Eversea #1)

   
   
                                           Aşk Hayattaki En Büyük Risktir.
       Owww! Yine çok geçe gelen bir yorum. Günlerdir aklımda ama üşengeçliğim tuttu. En sonunda hafta sonunu fırsat bilip oturdum bilgisayar başına. Herkesin bayıldığı bir kitap. Ee dolayısıyla benimde çok merak ettiğim bir kitap. Test kitabı bilmem ne derken araya kaynatıp aldım kitabı. Bu aralar kitap almama izin yok da.(Malum sıra sıra okunmamış kitap)

     Bu aralar bu tarz kitaplarla doldu her yer. Bir aralar vampirler çok meşhurdu ya şimdi Bad Boy'lar harika erkekler aldı onların yerini. Bu da o tarz bir kitaptı bu yüzden ilk başlarda tereddüt etsem de. Okumaya başladığımda o tereddütün yerini kocaman bir sırıtma aldı. Kitap genel olarak sıradan bir konuya sahip. Ultra süper bir oğlan ve sıradan kasabalı kız.
 
     Jack Eversea kadınların ayılığı bayıldığı süper yakışıklı bir aktör. Bir gün adı bir skandala karışıyor ve kayıplara karışıyor. Jack bir kasabaya geliyor ve burada asıl kızımız Keri Ann'le tanışıyor. Tabi arkadaşça başlayan ilişki sonralarda başka şeylere dönüşüyor.

    Keri Ann... Harikasın. Sevdim bu kızı. Ağzına geleni söyleyebilen bir kız. Bu da biz okuyucuların yüzüne sırıtış yerleştirdi.
     Kaplumbağalar kitapta ufak ve önemsiz bir yere sahip.

    Kitapta herşey dozunda kullanılmıştı. Aşk, arkadaşlık, cinsellik... Bu da kitabı güzel yapan etmenlerdendi. Yazarın dili çok farklı değildi. Ama sıkıcı da değildi. Akıcı, hoştu. Ama o sondaki klişe neydi yaa!! Ben bile yemem o yalanı. Hani her kitabın sonunda bir engel çıkıverir. Onu aşarlarsa mutlu olurlar falan ya hah işte yazar o engeli bulma işini aceleye getirmiş gibiydi. Ama onun haricinde vakit geçirebilmek için okuya bileceğiniz hoş bir kitaptı. Hele o kapak yok mu? Vuruldum. 2.kitabını heyecanla bekliyorum. Bu arada 2.kitabın adı 'Forever Jack'  Woohoo Yabancı yayınlarına teşekkür ediyorum ve yazımı sonlandırıyorum.

18 Ekim 2014 Cumartesi

KVBT 1.Tur 5.Gün | Tutku Çemberi Paula Quinn | Yorum ve Kitabı Sevmek İçin 5 Neden


 O her kadının hayaliydi… Esmer, yakışıklı ve 'Tutkulu' lakabına sahip Lord Brand Risande, baştan çıkarıcılığın vücut bulmuş haliydi. 

Ama savaş alanı ve yatak odasındaki hünerinin altında çok acı bir sır vardı: kalbini mühürleyen ihanet. Herkese korku salan bu şövalye, savaşta kazandığı toprakların başına geçmek üzere yola çıktığında en heybetli düşmanıyla karşı karşıya geleceğinin farkında bile değildi.

…Fakat yalnızca bir kadının kaderiydi. Leydi Brynnafar Dumont halkını korumak için her şeyi yapmaya kararlıydı… Buna babasını yenen vahşiyi baştan çıkarmak da dahil. Soğukkanlı bir canavar beklerken, onun yüzüne bile bakmayan son derece çekici bir erkekle karşılaşacaktı. Tüm masumiyetine rağmen, mücadeleye değecek tek savaşta Lord Brand'i yenmek için tüm cazibesini kullanmak zorundaydı…
Aşk savaşında… 


Sayfa Sayısı: 365

Baskı Yılı: 2014

Yayınevi: Epsilon Yayınları
Çeviren: Nergis Karababa  
Orijinal Adı: Lord Of Desire 
Seri Adı: The Risande Family 
Seri Sırası: 1/3 
Goodreads Puanı: 3.96/5

TUR TAKVİMİ





Turumuzun 5. Ve son gününden herkese merhaba! Fuşyamsı Düşünceler, Naz’lı Kitaplık ve Kitap


Kurdunun Düşünceleri ile blog tur yapmaya karar verdiğimizi söylemiştim. İlk destekçimiz de EpsilonYayınlarıydı. Böylece ilk tur kitabımız belirlendi. Tutku Çemberi. Historical romance türünde okuduğum ilk kitaptı. Bu türde okuduğum ilk kitabın Judith McNaught veya Julie Garwood olmasını bekliyordum. Malum ikisi de türünde ün salmış yazarlar. Fakat blog turu sayesinde  ilk  kitap  Tutku  Çemberi  oldu. Iyi mi oldu? Harika oldu. Harika bir roman okudum.

Çekiliş için buradan

       Kitap 1000’li yılların başında geçiyor. Brynna  kendisi  baş  karakterimiz  oluyor-  bir  araba yolculuğunda yol  ağaç  devrilmesi  üzerine arabadan inerek ormanda bir gezintiye çıkıyor.  Brand’le karşılaşması da bu sırada oluyor. Gerçi tam bir karşılaşma diyemeyiz. Çok romantik bir karşılaşma değil. Çünkü ilk görüşte tutulduğu adamın periler kadar güzel sarışın bir kadınla sevişmesine tanıklık 
ediyor. 
  
Aradan biraz zaman geçiyor ve Brynna’nın babası -ki kendisi Yenilmez Richard lakabıyla anılıyor-bir savaşta yenilerek kalesini kaybediyor. Brynna evinden ayrılmak istemiyor. Sonunda Brynna ve babasını yenen kişiyle evlenmeleri kararlaştırılıyor. Veeee Süprizzzz Kim dersiniz? Tabii ki kitabın 
başında karşılaştıkları kişi. Lord Brand. İlk başta istemese de o da kabul ediyor. 
 Brynna, Colette’in ihanetiyle kalbi donmuş bu adamı tekrar kazanmak için elinden geleni yapıyor. 
Tabii bu pek kolay görünmüyor.


  Kitabımız 3 kitaplık bir serinin ilk kitabı. Yazarın dili oldukça akıcıydı. Sayfalar hızla ilerledi. Brynna’nın güçlü bir karakter olması hoşuma gitti. Brandon inanılmaz. Brynna ve Brandon atışmaları başlı başına harika. Dük William çok komik. Bu arada Dük William. Brandon’un en yakın arkadaşı. 

  Sadece beni rahatsız eden birkaç olay vardı. Brandon’un bazı hareketleri rahatsız ediciydi. O 
olaylarda Brynna sonuna kadar haklıydı. Ama çabuk teslim oldu diyelim. 

   Kitapta bir miktar cinsellik var. Hoşlanmayanların temkinli olmasını öneririm.
Gelgelelim blog tur için bana düşen göreve
  
     KİTABI SEVMEK İÇİN 5 NEDEN

1)Bryanna'nın Cesur Bir Karakter Olması
Evet. Pek çok kişi cesur karakterleri sever. Bende aynen öyleyim. Bryanna'da kitabın pek çok yerinde tavrını belli etti. Bir amacı vardı ve kitap boyunca da rotasından şaşmadı. Ha amacına ulaştı mı? Kitapta öğreneceğiz. Ayrıca halkının yanında kalabilmek için hiç tanımadığı yabancı bir adamla evlenmeyi kabul etti. Bunu kaç kişi yapabilir orası şüpheli.

2)Brand ve Bryanna Atışmaları
Eğer yer yer gülebileceğiniz bir kitap arıyorsanız bu kitap sizin için. Brand ve Bryanna atışmaları çok iyiydi. İkisi de inatçı karakterler ve ikisi de sözünü esirgemiyor. Bu yüzden bu kısımları yüzümde koca bir sırıtışla okudum.

3)Kitabı Her Karakterin Gözünden Görebilmemiz
Kitabı her karakter tarafından okuyabiliyoruz. Brand, Bryanna, William, Richard ve hatta bazı yerlerde Bryanna'nın hizmetçisi Alison. 

4)Etkileyici Yan Karakterler (Özellikle William)
Kitapta yan karakterler farklı dünyadanmış gibi değil. Yani olay tamamen Brand ve Bryanna etrafında dönmüyor. Tamam belki birazcık. Ama yeri geldiğinde yan karakterler kitapta etkileyici oluyorlar. Yazar bunun dengesini iyi kurmuş. Ve evet özellikle William dedim. Çünkü William'a bayıldım. İlk kez bir yan karakteri bu kadar sevdim. Sağı solu belli olmayan bir karakter.

5)Yazarın Dili
Sanırım buna pek birşey söylemeye gerek yok. Yazarı dili akıcı. Nasıl ilerlediğini fark edemiyorsunuz.


*Bonus
  Kitap kurtlarının en büyük korkusu. Kitap kenarlarının çantada kıvrılma korkusu. Ben bu korkuyla kaç kez kitabı çantama koymaktan vazgeçtim. Ama kitabı gönül rahatlığıyla çantanıza koyabilirsiniz. Fazla hırpalanmadığı sürece kenarları kıvrılmayacaktır.


Katkılarından dolayı Epsilan Yayınları'na tekrar teşekkür ederiz. 








16 Ekim 2014 Perşembe

MİM: Biraz Müzik Biraz Ben...

Bu etkinliğe mimlediği için Naz'lı Kitaplık'a çok teşekkür ederim.  Kısa kesiyorum.


1)Müzik denildiğinde akla gelen ilk kelime?
Müzik denildiğinede aklıma ilk olarak dans geliyor. Benim için dans ve müzik iç içe geçmiş. Dans müziğin görsel hali benim için.

2)Hiç müzikten bıktığınız oldu mu? Veya dinlemeye ara verdiğiniz?
Hayır olmadı. Olmasın. Olacağını da sanmıyorum.

3)Hayatınız boyunca hayran olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu? Posterlerini odanız astığınız fan dediğimiz türden yani?
Evet KARA ve SNSD'i çok severdim. Gerçi hala seviyorum ama maalesef KARA biraz dağılmış vaziyette. Benim sevdiğim KARA şimdiki değil. Bu gruğlara sevgim de fan derecesinde değil. Sadece seviyorum diyelim. 

4)Kitap okurken müzik dinler misiniz?
Pek sık değil. Kitabı sessizlikte okumayı daha çok seviyorum. Ama gürülülü bir ortamdaysam. Gürültü yerine kulaklıklarımı takabiliyorum. 

5)Çok klasik ama sormak istiyorum. Sizin türünüz hangisi?
Bunun cevabı Naz'la biraz benzer olacak. Kafama göre takılırım. Rock, Pop, Slow...

6)Asla dinlemem dediğiniz bir tarz var mı?
Arabesk. Üzgünüm bana uymayan bir tarz. Her türün kalitelisini dinleyebilirim ama arabesk. Hayır. Almayayım.

7)Size bir şarkıcı olmak isterseniz kim olmak istersiniz desem?
Hmm... Hiçbiri? Şarkıcıların özel hayatlarını pek takip etmem. Bu yüzden kim ne yaşamış pek bilmem.

8)İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi değiştirmek isterdiniz?
Ben şarkıların bir hikayeyi anlatmasını seviyorum. Türkçe şarkıların pek azında bu var. Sanırım bunu değiştirebilirim.

9)Bu şarkı benim dediğiniz bir şarkı var mı?
Evet var! Ama söylemem. Çünkü dediğim gibi benim şarkım.

10)TV'lerde yayınlanan Talk Show'lar hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programalrdan bahsediyorum.
Televizyonla pek alakam yoktur. Televizyon konusunda asosyalim diyelim.

11)Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim kim olur?
Ben? Evet şarkıları ben söylememeliyim. Soruda ünlü sorulmadığı için bu soruya kendimi örnek gösteriyorum. 

Bende Kitap TiryakisiKitap Tanrıçası ve tabii ki yapmak isteyen herkesi mimliyorum.

9 Ekim 2014 Perşembe

Asi 1 Kitap Yorumu ve Harika Bir Haber

   Merhabaaa!!!Bu postu hem bir kitabı yorumlamak hem de harika bir haber vermek için yazıyorum. İlk olarak harika haberden başlıyorum. Artık bir blog tura dahilimmmm!!! Evet benim için harika bir olay. Naz'lı Kitaplık, Kitap Kurdunun Düşünceleri ve Fuşyamsı Düşünceler bloglarının sahipler Naz, Mercan ve Ayşegül ile birlikte bir blog tur kurduk. Hatta ilk blog turumuzu bile aldık. Bizi bloglarımızdan veya facebook sayfamızdan takip edebilirsiniz. Buyrun Kitap Vampirleri ile Blog Turları.
   
 




      Evet bu kadar sevinç gösterisi yeter şimdi kitaba geçiyoruz. Baştan uyarayım kafam çok dağınık konudan konuya tlayabilirm. Asi uzun zamandır kitaplığımda olna bir kitap. Artemis'in 3. kitabı çıkarmasını bekliyordum. Ancak 2. kitabın 2011'de basıldığını fark edince okumaya başladım. Umarım bu seri de Ürperti olayına dönmez. (Ürperti serinin ilk kitabı diğer kitapları 5-6 senedir çıkmıyor.) Gerçi Ürpertinin haklarının satıldığını duydum ancak emin değilim.

 
       Kitap kapağından da anlaşılacağı üzere meleklerle ilgili. Baş karakter- Aaron Corbet bir nefilim. (Eğer hayatınızda bir kere olsun meleklerle ilgili bir kitap okuduysanız terimleri biliyorsunuzdur.) Yani bir yarı melek. Aynı zamanda düşen melekleri ki aynı zamanda cennetten kovulanları affetme yetkisine sahip. Birde Güçler var. Bunlar nefilimleri Yaratıcı'ya küfür olarak algılıyorlar ve nefilimleri öldürmeyi görev edinmişler. Kitap genel olarak bunun üzerine işliyor. Okumya başladığımda kitap hakkında en ufak bilgiye bile sahip değildim bu yüzden ilk sayfalar oldukça karmaşık gelsede ilerledikçe iyice içine aldı. Kitapta en sevdiğim karakter Gabriel'dı.-Hani köpek olan- Serinin ilk iki kitabı pek çok yerde 4.90 kaçırmayın derim.

      Biraz yüzeysel bir yorum oldu ama idare edin zira kafam fena dağınık. sonraki postta görüşmek üzere.


6 Ekim 2014 Pazartesi

Etkinlik// Book Challenge Tag


Selam millet!!! Bayram nasıl geçiyor. Harçlıklar toplandı mı? Özellikle İstanbul'da yaşayanlar fuara saklasın harçlıkları.

Sevgili Naz'lı Kitaplık ve Kitap Karavanı beni etiketlemiş. Hemde oldukça zor bir Tag'a. Haydi başlayalım.

1)İlk Hayranlığım: Bu soruya çoğu kişi çocukken okuduğu kitapları örnek vermiş. Açıkçası çocukken de bolca okurdum. Ancak o kitaplar beni hiç kesmezdi. İlk hayranlık olarak Alacakaranlık Serisi'ni gösteririm. Küçük yaşta okudum ama filmi de kitabı da bende hayranlık uyandırmıştı. Ama illa çocuk kitabı olarak örnek ver derseniz Son Çiçek kitabı neden bilmem ama bu kitap bende farklı hisler uyandırıyor.





2)Favori Serim:Hmm... Cidden çok sevdiğim seriler var. Sonunda Melek Serisi'nde karar kıldım. Tabii en büyük etken Alex'ti o ayrı. Bence oldukça farklı bir konusu vardı. Meleklere ilk kez farklı bir açıdan bakmamı sağladı. Evet seçimim Melek Serisi.









3)Favori Kitabım: Hayıııırr!!! İşte bu olmadı. Nasıl seçeyim en sevdiğim kitabı? Onların hepsi canlarım. Ama illa seçeceksem Çalıkuşu. 2013 yapımından bahsetmiyorum. Kitap olan Çalıkuşu. 2013 yapımı dizi olarak güzel lakin keşke Çalıkuşunu Çalıkuşu olarak bıraksalarmış. Veya bağımsız olarak yayınlansaymış. Çalıkuşu. Benim en sevdiğim kitap. Nedenine hiç geçmeyelim çünkü sayfalarca bitmez.







4)Favori Erkek Karakterim: Yine mi? Hemen hemen tüm erkek karakterleri yazarlar özene bezene yaratsa da yine Melek'ten Alex başkadır. Soruyu okuduğumda aklıma gelen ilk erkek karakter oldu. Yerine göre davranan yeri geldiğinde sert, yeri geldiğinde kontrollü, yeri gelince romantik olan harika bir karakterdi bence. Anlatmak tekrar okumak istememe sebep oldu. Sıradaki!!!!
(Not: Yurtdışı kapağıdır.)







5)Favori Bayan Karakterim:Göçebe'den Göçer. Cidden zor şeyler başardı. Çok sevdiğim gir karakter.






6)Favori Okuma Saatim:Bana göre cevaplaması en kolay soru. Tabii ki gece. Herkes sessiz. Hayalet kasabalar gibi. Sokak lambasının ışığıyla. Mükemmel.








Şimdi en zor kısma geldik. 20 kişi etiketlemem gerekiyor. Gerçi 20 kişi olmayabilir. Olabildikçe çok kişiyi etiketleyeceğim.

Kitap Okuyan Solucan
Kitap Dedikodusu
Okuma Köşem
Fighting!!!
Kitap Tutkusu
Mavi'nin Kitapları
Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi
Kitap Sayfaları
Kitap Delisi
Kitap Avcısı
Hayallerimde Saklı Gerçekler
Büyülü Ayraç
Geveze Kitap Kurdu

Ve tabii ki yapmak isteyen herkesi etiketliyorum. Dediğim gibi 20 kişi olmadı. Ben geç kaldığım için çoğu kişi etkinliği yapmış.

Sonraki postta görüşmek üzere.




2 Ekim 2014 Perşembe

Kitap Yorumu: Cennet (Hale #3) // Alexandra Adornetto


Hale Serisini final kitabı Cennet ile finalledim. İlk kitap Hale'nin yorumunda pek beğendiğim bir kitap olmamıştı fakat 2.kitap Hades'i oldukça beğenmiştim. 3.kitap Cennet ise yine severek okuduğum bir kitap oldu.

Seri bittiği için cidden üzüldüm. Bethany, Xavier, Gabriel, Ivy, Molly onlara öyle alışmıştım ki kitap bittiğinde sanki benim için önemli insanları kaybetmişim gibi geldi. Hala harika diyebileceğim seviyede değildi ama yeterliydi. İyi ki okumuşum dediğim serilerden biri.

Kitapta Bethany karakter her ne kadar çok farklı bir tipleme olmasa da Xavier oldukça farklı bir karakter.  Pek çok kitapta olan bad boy değilde, daha samimi sıcak bir tipti. Açıkçası sonda Gabriel ve Ivy'nin tepkisini görmek isterdim.




Dikkat Yüksek Spoiler Uyarısı!!!

Öncelikle Xavier'in yarı melek yarı insan şeysi zaten tahmin ettiğim birşeydi. Melek olduğunu değil ama bir şeyler olduğunu tahmin ettim. Zaten hemen hemen hiçbir serinin sonunda kız ya da oğlan normal kalamıyor.

Ayrıca Molly, Gabriel ilişkisi çok havada bırakılmış. Wade'de öyle. Havada kalmış bazı şeyler vardı. Açıkçası yazarın unuttuğunu düşünüyorum. Mümkün mü ? Sanırım mümkün.

Spoiler Sonu





Hale'yi bitirirken zorlanmıştım ancak bu Cennet için geçerli olmadı. Cennet kısa sürede bitti. Kitapta Gabriel'a hayranlık duydum.
Açıkçası Jake'le ilgili bir misilleme bekliyordum. Ancak çok fazla olay olmadı. Açıkçası sonunu pek tatmin edici bulmadım. Biraz daha farklı bitebilirdi. Bu şekildeki sonlardan hoşlanmıyorum. Ama yinede okuduğum için mutlu olduğum bir seri. İyi ki tüm seriyi birlikte almışım da beklemek zorunda kalmadım. İlk olmasa da tercihleriniz arasında yer alabilir.

 Hale yorumum için buraya,    Hades içinse  buraya tıklayın.