29 Nisan 2015 Çarşamba

KVBT 8.Tur 3. Gün | Eylül -Elif Melissa | Yorum + Wattpad Yorumları




      Merhaba! Bu seferki tur kitabımız Wattpad’den çıkmış bir kitap. Eylül...
Okumayı Wattpad üzerinden okumak istiyordum fakat fırsatım olmamıştı. Kitap olarak basıldı ve okumak şimdiye kısmetmiş. 

       Konudan az çok haberdar olsam da kitabın daha duygusal cümlelerle yazılmış bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat tahmin ettiğim kadar duygusal bir kitap değildi.
Kısaca konudan bahsedecek olursak Eylül sıradan bir genç kızdır ve sevgilisiyle buluşmaya gider. Fakat Uğurcan beklemediği bir biçimde ondan ayrılır. Eylül yıkılır ve uzun bir süre odasından çıkmaz. Daha sonra ailesiyle kısa bir tatile çıkacaklarını öğrenir fakat Eylül pek hevesli değildir. Çünkü Uğurcan’ın evi de oraya çok yakındır ve muhtemelen karşılaşacaklardır. Fakat direnemez ve tatile giderler.

      Birkaç gün sonrasında çiftimiz dayanamaz ve barışmaya karar verirler. Geçen ‘romantik’ sayfalardan sonra dönüş vakti gelmiştir. Fakat Eylül ve ailesi kaza yapar. Kaza sayesinde Eylül’ün beyninde tümör olduğu fark edilir ve yapılması gereken ameliyat sonucunda Eylül’ün hafızasını kaybemesi muhtemel sonuçtur. 

     Tabii bu haberi alınca Eylül’ün en yakın arkadaşı Özge ve Uğurcan başta olmak üzere yıkılırlar. Tabii bu kaza ve Eylül’ün kaybettiği hafızası çok daha karışık durumlara yol açacak kitabımızın temelini oluşturacaktır.

    Benim görüşlerime gelecek olursak ben Eylül’ü sevmediğimi belirtmeliyim. Fazlasıyla zayıf bir karakterdi bence. Kitap boyunca kendiyle çelişmesinden pek hoşlanmadım. Düz bir rotası yok gibiydi. Fazlasıyla çocuksu tavırları varken bir anda 180 derece dönerek ‘kötü kız’ rollerine bürünebiliyordu.

    Öte yandan Uğurcan’ı sevdim. Özellikle gönderilen mektuplar en sevdiğim kısımlardı sanki o mektuplar gerçekten başkası tarafından kaleme alınmış gibiydi. Çok içten kurulan cümleler vardı.
Yazarın dili insanı hiç sıkmadan okutuyor. Ancak mektuptaki cümlelerin aksine günlük bir dille yazılmış. Sanırım kitaptaki akıcılığı sağlayan buydu. Kimi zaman duygulara fazla yer verildiğinde akıcılık bozulabiliyor. 

     Yaklaşık 230 küsürlü sayfalarda kitap aniden hava değiştiriyor ve birden Amerikanvari bir havaya bürünüyor. Gerçi Amerika’da geçen kısımlar olduğu için de olabilir.
Ben romantik kitaplardan hoşlanmam. Okurken sık sık göz devirir ‘hadi ordan’ gibisinden tepkiler veririm. Fakat kimi insanlar bu tarz şeyleri çok sever ve bu tarz filmleri kitapları bir bir devirir. (Zira arkadaşımdan biliyorum.) Bu kitapta da bol miktarda romantizm vardı. Bu nedenle göz devirerek okuduğum yerler oldu. Ama yukarıda söylediğim gibi romantizm seven biriyseniz kitaba yapışarak okuyabilirsiniz.

     Cidden güzel vakit geçirmenizi sağlayacak bir kitap fakat yukarıda saydığım gibi bazı eksiklikleri var. Kapağını çok beğendim. Wattpad kapağı da çok güzeldi şimdi ki de ayrı bir hoş. Renkler kimine cıvıl cıvıl neşe hatırlatırken kimine hüznü hatırlatıyor. Sevdim.
Birde kitabımızın ilk okuyanların yorumlarını alalım. İşte Wattpad yorumları ;








Veee son olarak kitabımızı 3 kişiye çekilişle hediye ediyoruz. 1'i facebook sayfamızdan (tık tık) biri instagram hesabımızdan (tık tık) biri de aşağıdaki rafflecopter linkinden. Katılmayı unutmayın.

Desteklerinden dolayı Fenomen Kitaplara çok teşekkürler...







a Rafflecopter giveaway

19 Nisan 2015 Pazar

KVBT 7.Tur 5. Gün | Kayıp Yüzlerin Fısıltısı - Irıs Johansen | Karakter Tanıtımı


Turumuzun son gününden herkese merhaba! Bugün karakterleri inceleyeceğiz.
     Eve Duncan: Baş karakterimiz. Doğal olarak kitap onun üzerine kurulu. Çok güçlü bir karakter. Başına gelenlerde ağlamak yerine sorunu çözmeye çalışıyor. Kızı Bonnie kaçırılıp öldürüldüğünde kendini işine adamış. İşi ise pek çoğumuzu ürpertecek cinsten. Bir adli tıp heykeltraşı. Yani kimliği belirsiz kafataslarını yeniden biçimlendirerek kimliğinin bulunmasına yardımcı oluyor. Dominant. Ya da daha doğrusu planlı diyelim. Ne pahasına olursa olsun işlerini ertelemiyor. Jane haberini aldığında hemen uçağa atlamak yerine üzerinde çalıştığı kafatası Ryan’ı -evet onlara isim koyuyor- teslim etme konusundaki hassasiyeti takdire şayandı. Ve tabii ki zeki. Yoksa uzun süre hayatta kalamazdı.
     Joe: Eve’nin eşi. Kendi hayatını tamamen Eve’ye adamış. Kitaptaki çoğu karakter gibi zeki. Hisleri fazlasıyla kuvvetli ki kitabın başından bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Söz konusu Eve’nin hayatı olunca her şeyi yapabilecek, herkesle ittifak kurabilecek biri. 

    Jane: Eve ve Joe’nun evlatlık kızı. Eve’yle Bonnie sayesinde tanışmışlar. Kendini tıpkı Joe gibi Eve’ye adamış. Realist ve prensiplerinden taviz vermeyen biri. Benim gözümde sert bir imajı var. Ciddi manada güven problemi taşıyor. Eve ve Joe hariç hemen hemen hiçkimseye güvenmiyor.

    Jim Doene: Okuyanların şaşkınlıkla bakakaldığı nefretleri üzerine çeken karakter. Oğlu Kevin’a aşırı derecede saplantılı. Öldürüldüğünde kafatasını saklıyor. Oğluna adeta tapıyor. Doğrusu planları dikkatle planlanmış olsa da pek zeki sayılmaz. Kolayca manipüle edilebilecek biri ve bolca da edilmiş zaten. Sevecen tavrının ardında tuhaf ve acımasız bir kişilik barındırıyor.
  
    Caleb: Kitabımızın gizemli çocuğu. Kendisi paranormal bir kişilik. İnsanların kan akışlarını kontrol edebiliyor. İnsanlar için büyük bir tehdit. Jane’e tutuk bir karakter. Hoş görüntüsünün ardında sakin tutmaya çalıştığı vahşi bir yanı var. Tabi kimi zaman saklı tutmak için çok çaba sarfetmiyor.
         Margaret: Kendisi en az Caleb kadar gizemli ve paranormal. Hayvanlarla iletişim kurabiliyor. Sürekli neşe saçan ışıltılı bir kişilik olsa da derinlerinde farklı bir karakteri olduğunu hissettim. Başına gelen her şeyden bir şekilde yırtıyor. Olayları harika analiz ederik en can alıcı noktalardan vuruyor böylece karşısındakine kendini kolayca kabul ettiriyor. En sevdiğim karakterlerden.
   
    Kevin’ı da bu karakter tanıtımına almam gerekebilirdi ancak fazla spoiler içerirdi bu yüzden almamaya karar verdim. Onunla ilgili ağzımı açmıyorum.

    Son olarak kitabımız biri facebook sayfamızdan biri ise rafflecopterdan olmak üzere toplam 2 kişiye hediye. Eğer hala katılmadıysanız son gün bugün.



18 Nisan 2015 Cumartesi

KVBT 7.Tur 4.Gün | Kayıp Yüzlerin Fısıltısı - Iris Johansen | Yorum


Turumuzun 4.gününden herkese merhaba! Tur kitabımız Martı Yayınları'ndan Kayıp Yüzlerin Fısıltısı.
Doğrusu ben fantastik bir kitap bekliyordum. Polisiye olması beni şaşırttı. Gerçi paranormal olaylar da yer almıştı fakat teknik olarak bir gerilim romanıydı. Kısaca kitaptan bahsedelim.
    Baş karakterimiz Eve, kızı Bonnie'yi kaybettikten sonra kimliği belirsiz kişilerin yüzlerini yeniden yaparak, onların kimliğinin belirlenmesine yardımcı olan bir adli tıp heykeltraşı olur. İşine dört elle sarılır ve hatta yeniden oluşturduğu kafataslarına isimler koyarak aralarında bir bağ oluşturur. 
    Eşi Joe ve evlatlık kızı Jane hayatlarını Eve'ye adamışlardır. Yanından bir an olsun ayrılmadan onu canları pahasına korumaya almışlardır. Fakat bilmedikleri şey birinin yalnız kalmasını çok istediğidir ve bunun için Eve'nin etrafındaki insanları bir bir engeller. 

    Kitapta en sevdiğim şey paranormal olaylara yer verilmesi. Caleb'in yeteneği, Bonnie'nin rüyalara girmesi, Margaret'in yeteneği ve Kevin olayı. 
    Fazla spoiler vermemek için detaylara girmiyorum. 
    Eve son derece güçlü bir karakter ve kitapta da sık sık vurgulanmış. Güçlü karakterleri seviyorum. Doane ise çözemediğim bir karakter. Tuhaf bir hayranlık. 

    Kitapta aklıma pek çok şey takıldı ve öğrendim ki Kayıp Yüzlerin Fısıltısı bir serinin 16. kitabıymış. Evet öğrendiğimde şok oldum gerçekten. Fakat seri içerisindeki bir üçlemenin de ilk kitabıymış. 
    Genel olarak çok sıkıntı yaşamadım ancak bir kaç soru havada kaldı. Tabii üçlemenin ilk kitabı olmasının da payı büyük. 
    Hele o son. Sanki arka sayfada devam ediyormuş gibiydi. Fakat arka sayfanın bomboş olduğunu görünce bir an kaldım. 2. kitabını da merakla bekliyorum. 
 Son olarak desteklerinden dolayı Martı Yayınlar'na teşekkür ederiz.
 Vee çekilişimize katılmadıysanız Facebook sayfamızdan veya rafflecopterdan katılabilirsiniz.







a Rafflecopter giveaway

8 Nisan 2015 Çarşamba

Sonsuz Arzuya Uyanış - Alma Katsu |Kitap Yorumu

    
   
     Uzun zamandır blog turlar hariç yorum giremediğim için yazmayı özlediğimi farkettim. Sınavlar dolayısıyla okuduğum kitaplarını yorumunu giremediğimden fazlaca birikti. Sonunda boş zamanımdan fırsat bilerek hemen klavye başına oturdum. 

    Sonsuz Arzuya Uyanış kapağına vurularak aldığım bir kitap. Siyah ve mavi renklerini çok severim ve ikisi bir arada olunca haliyle ilgimi çekti. Kapağın gotik havası son derece dikkat çekici ve içerikle de bir o kadar uyumlu.

    Kitabın içeriğinden pek bahsetmek istemiyorum. Sadece harika bir fantastik roman olduğunu bilmelisiniz. Karakterleri sevmesem de kendi doğrularıyla ilerleyen sabit karakterlerdi. 
Lanny'e fazlaca üzüldüm. Jonathan'dan ise nefret ettim. Lanny'nin sadakati beni afallattı. Bu kadar da olamaz dediğim doğrudur. Ancak yaptığı her hareket kendi karakteri doğrultusunda olduğundan rahatsız olduğumu söyleyemem. Karanlık havası ve akıcı anlatışı kitabı su gibi akıttı. Yoğun sınav dönemimde bir çırpıda okudum. 

   Sonsuz Arzuya Uyanış yıllar öncesiyle günümüz arasında mekik dokuyan, ihanetin ve sadakati bolca barındıran merak uyandırıcı bir roman.

Kitap bir üçlemenin ilk kitabı. Diğerlerini okumayı da heyecanla beklesem de şu sıralar pek mümkün görünmüyor.


5 Nisan 2015 Pazar

KVBT 6.Tur 5. Gün | İstanbul- Tuğba Sayın |Wattpad Yorumları



Merhaba! Turumuzun 5. gününde Wattpad yorumlarıyla buradayım. Çok içten yorumlar bunlar. Tabii sadece bir kısmı, daha yüzlercesi Wattpad'de.
Eğer hala çekilişe katılmadıysanız facebook sayfamızdan ya da rafflecopterdan katılabilirsiniz.








                           


  














2 Nisan 2015 Perşembe

KVBT 6.Tur 2. Gün| İstanbul - Tuğba Sayın | Yorum




    Merhaba! 6. tur kitabımız İstanbul! Eminim ki pek çoğunuz duymuştur. Hatta okumuş olabilirsiniz.
İstanbul Wattpad'den çıkan bir kitap. Evet bu aralar çok fazla Wattpad'den kitap çıkıyor. Hatta pek çok zaman özgünlüğe, akıcılığına bile bakılmadan basılıyor. Ancak kesinlikle İstanbul onlardan değil. Kitap olarak basılmadan önce Wattpad üzerinden takip ediyordum. -ki ben Wattpad'den pek kitap takip etmem- Kitap olacağını öğrendiğimde çok sevindim. Hele turunu Vampirler olarak bizim yapacağımızı öğrendiğimde havalara uçtum.

    Dediğim gibi daha önceden okumuş olmama rağmen sıkılmadan tekrar okudum. İsterseniz kısaca kitaptan bahsedelim.

    Mina ve Kamer metrobüste tanışırlar. Daha doğrusu pek tanışma denemez karşılaşma diyelim. Mina'nın sakarlığıyla çantasının fermuarı Kamer'in montuna takılır. Tabi tesadüfler bu kadarla kalmaz. Mina'nın başına daha pek çok şey gelecektir. İlk kez aşkı tadacak, yeni dostlar edinecek, hatalar yapacaktır. Fazla bahsetmek istemiyorum okuyup kendiniz öğrenin derim.

    İstanbul'un en sevdiğim yanı bir miktar gerçek hayata uyarlanması. Yani kabul kimse bu kadar tesadüfe maruz kalmaz ancak kitapların büyük çoğunluğu tesadüflerden inşa edilmiyor mu zaten?
Demek istediğim diyologlar hayattan kesitler gibi hissettirdi. Şu sıralar çok popüler konumda olan 'Bad Boy'lar bu kitapta yok mesela. Karakterler daha normal. Kamer ailesiyle yaşayan normal bir genç mesela. Tamam belki fazla yakışıklı, fazla mükemmel, kimi zaman fazlaca kaba olabiliyor ancak o normal.

    Yazarın dili çok sade cümleler fazla basit ancak bu akıcılığını etkilemiyor. Kesinlikle bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitap.

     Son olarak tur için desteklerinden dolayı Fenomen Kitaplar' a, böyle güzel bir kitap için Tuğba Sayın'a teşekkür ederiz.

    Eğer sizde bu sıcak kitabı okumak isterseniz facebook sayfamızdan (tık tık) veya aşağıda Rafflecopter'dan katılabilirsiniz.