3 Haziran 2015 Çarşamba

KVBT 9.Tur 2. Gün | Başka Dilede Aşk- Mia Sheridan | Yorum + Alıntılar + Çekiliş


Sessizliği getirdin sen ,
Duyduğum en güzel sesti...

      Kitap Vampirleri ile Blog Turundan herkese merhaba! Bu tur kitabımız Mia Sheridan'ın Başka Dilde Aşk kitabı. Kitaba büyük bir hevesle başladım ve aynı hevesle de devam ettim.
Doğrusu bu kitap hakkında ne diyeceğimi bilemiyorum. Konusundan bahsederek başlayalım.
Bree, korkutucu bir gecenin anılarından kaçmak ve biraz huzur bulabilmek için küçük bir kasabaya gelir. Ve daha ilk günlerden burayı çok sever. Birkaç arkadaş edinir ve hatta küçük bir restorantta işe bile girer.
 
    Archer Hale ise kasabanın görünmez adamıdır. Kendini toplumdan izole etmiştir ve yıllardır bu şekilde yaşamaktadır. Hatta zorunlu durumlar haricinde arsasından bile çıkmaz. Bunun nedeniyse küçükken olan bir olay sebebiyle ses tellerinin hasar görmesi bu yüzden konuşamamasıdır.
Bir tesadüf eseri Bree ile karşılaşırlar ve Bree bu adama karşı büyük bir merak duyar. Babasından dolayı işaret dilini bilen Bree bu yaralı adamı tanımak ister.
    Tabii ki bazı olaylar sonucunda ikili yakınlaşacak ve aralarında beklemedikleri olaylar gerçekleşecektir.

     Konu açısından benzer filmler olsa da pek kitap olduğunu sanmıyorum. En azından benim bu konuda okuduğum ilk kitaptı.

    Archer bizim sessiz karakterimiz. Ama o haldeyken bile duyabiliyorsunuz onu. Bree'yle aralarındaki ilişki inanılmaz. Sanki onlara özel gibi. Ki zaten ne konuştuklarını kimse anlayamıyor.

   Kitapta Bree'nin de Archer'ın da yaşadıkları kolay şeyler değildi. Üstelik bu ilişki de onlar için kolay olmayacaktır. Aslında onları biraz da olsa anlayabildi sanırım. Hisler güzel bir biçimde aktarılmış. Bazı kitaplarda ufacık şeyler bile olay oluşturması için engel gibi gösterilir fakat Başka Dilde Aşk'ta kesinlikle böyle bir şey söz konusu değildi. Aralarındaki engeller sahici, kabul edilebilir engellerdi. Bu yüzden karakterlerin yaptıkları çoğu şeye ister istemez hak verdim.
Tabii bazı karakterler hariç. Kabul edilemez hatalar yapanlar vardı.

    Bu kitap hakkında sayfalarca yazıp konuşabilirim ama sanırım artık kesmem gerekiyor. En kısa haliyle
O-KU-YUN





O, yapması gerektiği zamanda savaşmadığı için suçluluk duygusu taşıyordu bense savaştığımda olanların izlerini taşıyordum.

Belki de söz konusu acı olduğunda yanlış veya doğru, siyah veya beyaz yoktu, binlerce tonda gri ile kendimizi sorumlu tuttuğumuz şeyler vardı.

Yalnız sen kasabanın yerli dilsiz ve yalnız adamına aşık olabilirdin. Ama sonra sırıtım. Evet, yerli, dilsiz ve yalnız olabilirdia ama benim yerli, dilsiz ve yalnız adamımdı.

Kıkırdamasını asla duyamayacaktım ama bunun bir önem yoktu. Kalbine, düşüncelerine ve ona sahiptim. Bu benim için fazlasıyla yeterliydi. Aslında benim için her şeydi.

Nasıl aynı anda hem mutlu hem hüzünlü olabiliyordu?

Seni o kadar çok seviyorum ki canımı yakıyor.

Ben seni kaybedeceğim diye korkmaktan çok sevebilmek istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Başkasını sevmek her zaman kendini acıya karşı savunmasız bırakmaktır.

Seni sevmek bir yük değil, seni sevmek bir onur ve sevinç Archer.

Uğraşsan da seni sevmekten vazgeçmemi sağlayamazsın. Benim için bir seçenek değil. Sadece gerçek.

Kendi resmimi görmeme yardım ettin Archer. Kendininkini görmende sana yardımcı olmama izin ver.

Bana aşkın işaretini sordu ben de ona ismini heceledim.

Benim, benim, her zaman benim.

Bir gün, biz yaşlandığımız saçlarımız beyazladığında, yatakta benimle aynı böyle uzanırken sana ve gözlerine bakıp benim için sadece sen olduğunu bileceğim. Hayatımın en güzel sevinci olacak Bree Prescott.

Son olarak biri facebook sayfamızdan biri rafflecopter dan olmak üzere 2 kişiye hediye ediyoruz. Facebook çekilişi için tık tık.

a Rafflecopter giveaway

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder