5 Ağustos 2015 Çarşamba

SHADA Douglas Adamas'ın Kayıp Macerası- Gareth Roberts | Kitap Yorumu



    Harika bir bilim kurgu kitabını bitirmiş bulunmaktayım.
    Bilim kurgu dendiğinde akla gelen ilk yapımlardan biri de Doctor Who'dur. Klasik sezonu dahi izlediğimi gururla söyleyebilecek koyu bir Whovian'ım. Tabii hal böyle olunca Shada'yı okumamak olmazdı. Gerçi birkaç kitabı daha çıkmış olsa da ne yazık ki henüz elime geçmedi.
Shada'yı okurken uzun zamandır hasretini çektiğim Doctorla da biraz hasret giderdim.
Arka kapakta yazdığı kadarıyla Shada Doctor WHO senaristi Douglas Adams'ın yazdığı ancak televizyonda yayınlanmaya fırsat bulamamış bir senaryo. Gareth Roberts bu senaryoyu bir kitap haline çevirmiş. Çok da iyi yapmış.


Shada, Britanya bilim kurgu dizisi Doctor Who'nun klasik serisinin on yedinci sezonunun yayınlanmamış öyküsü. Daha sonra tamamlanmamış versiyonuyla çıkarılmıştır. 1992 yılında görüntüler kullanılarak Tom Baker'in anlatıcı olarak Doktor'u oynadığı videoyla öykü tamamlanmıştır. (Vikipedi'den alınmıştır.)


   Konusuna değinmeyeceğim zaten arkasında yeterince açıklanmış. Okumak isteyenler için

Doktor’un eski dostu, Zaman Lordu Profesör Chronotis emeklilik hayatını Cambridge Üniversitesi’nde sürdürmektedir – yanında birkaç zararsız eşya da getirmiştir. Fakat bunların arasında, Gallifrey’in Muhterem ve Kadim Yasalar’ı da vardır. Üstüne üstlük bu kitabı, dünyadan haberi olmayan yüksek lisans öğrencisi Chris Parsons’a pervasızca ödünç vermiştir. Muhterem ve Kadim Yasalar evrendeki en tehlikeli eserlerden biridir ve yanlış ellere geçmesi felaketle sonuçlanabilir. Sinsi Skagra’nın kitabı elde etmesi ise, olabilecek en kötü şeydir. Skagra, evrene hükmetme eğilimli iflah olmaz bir sadist ve egoisttir. Üstelik Cambridge’e doğru yola çıkmıştır: Hedefi de kitap ve Doktor’dur…          


   Doğrusu kitaba başladığımda biraz tereddütlüydüm. Bilim kurgu bazen anlaşılması zor bir tür olabiliyor. Üstelik Shada'dan beklentim de bir hayli fazlaydı.
Okurken Doctor Who'dan bir bölüm izler gibi hissettim. Olay örgüsü, konuşmalar klasik bir Doctor WHO gidişatıydı.
   İlk sayfalarda kafam biraz karıştı ve isim hafızası balıklardan bile kötü olan ben sürekli kim olduğunu hatırlamak için duraksamak zorunda kaldım. Ancak Doctor olaya girdiği anda kafa karışıklığı kalktı yerini hoş bir tanıdıklık hissine bıraktı.
   Kitabı okurken sık sık eğer Doctor Who'yu izlememiş olsaydım bu kitabı anlayabilir miydim diye düşündüm. Muhtelen genel olarak anlasam da bazı kısımlar havada kalırdı. Ancak bu efsane seriyi izlememiş olmak büyük bir kayıp olurdu. Eğer durum böyleyse Shada sizin için, benim için olduğundan daha az muhteşem olacaktır. Bazı kısımlarsa kafanızı karıştıracaktır.
Bu muhteşem eser için İthaki'ye teşekkür ederek yazımı sonlandırıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder