28 Eylül 2015 Pazartesi

KVBT 13.Tur 4. Gün | Kuzey Masalı - Zeliha Eren | Yorum + Çekiliş



    Eğlenceli bir tur kitabından herkese merhaba!

    Masal kızıl saçları ve renkli giyim tarzıyla dikkat çeken sakar ancak dahi bir kızdır. Öyle ki IQ'su 180.

    Gelin görün ki meşhur sakarlıkları hayatının tamamiyle değişmesine yol açacaktır.
Masal Amerika'da okumaktadır ve ailesini ziyaret için Türkiye'ye gelir. Uçak yolculuğu sırasında bavulları düşürmesi sonucu Kuzey'le karşılaşır.

   Kuzey sert, yakışıklı ve her ne kadar inkar etse de kıskanç bir adamdır. Üstelik bir ajandır.
Üstelik işler sadece uçakla da bitmez. Tesadüf, kader (artık ne derseniz) ve diğer bazı şeyler onları bir araya getirecektir.

   İlk olarak kitabın Pabucumun Ajanı tarzı bir kitap olduğunu söylemeliyim. Eğer o kitabı sevdiyseniz bu kitabı da sevebilirsiniz.

   Yazarın dilini sevdiğimi söylemeliyim. Kurgu da çok farklı olmasa da bazı durumlar güzel tasarlanmıştı. Okurken çok güldüğüm yerler de oldu, fazla klişe bulduğum yerler de.
Kurgu çok klişe sayılmasa da keşke karakterler de biraz özgün olsaydı. Çoğu Wattpad kitabında gördüğümüz artık klişeleşmeye başlamış kaslı, yakışıklı, mükemmel erkek tiplemesi vardı.

   Özellikle 200-250 sayfaları civarı inanılmaz vıcık vıcık bir hal almaya başladı. Neyse ki çok sürmeden eski halini aldı. Eğer biraz daha devam etseydi bayabilirdi ancak neyse ki çok geçmeden eski rayına geçti ve tekrar eski eğlenceli halini aldı.

   Eğer okuyamama durumundaysanız veya yoğun bir döneminizde okuyacak akıcı, yormayan bir kitap arıyorsanız bu kitap tam size göre.

Kuzey Masalı'nı okumak isterseniz biri rafflecopter, diğeri facebooktan olmak üzere 2 kişiye İMZALI olarak hediye. Çekiliş için buraya tıklayın.

27 Eylül 2015 Pazar

KVBT 13.Tur 3.Gün | Kuzey Masalı - Zeliha Eren | Alıntılar


Merhaba!! Öncelikle iyi bayramlar. Bayram tatilinden dönerek -pek tatil sayılmaz aslında- internet bağlantımın bu denli iyi olmasına rağmen yarın okullar açıldığı için çok üzgünüm. Sanırım öğrencilerin çoğuyla aynı hisleri paylaşıyorum bu konuda. Ancak her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi yaz tatili de bitti ve bu konuda yapacak pek de bir şey yok.

Kuzey Masalı rengiyle Vampirler olarak bizi tam kalbinden vurdu. Ama bunları 4. gün konuşacağız. Bugün kitaptan alıntılar paylaşarak kitap hakkında izlenim edinmenizi sağlayacağım.



Bir yerlerde okumuştu... Acı hissedilmeyi talep eder, diye. O zaman anlamamıştı ancak şimdi bu cümlenin ne demek istediğini anlıyordu. Acı, gerçekten de hissedilmeyi talep ediyor, tüm vücuduna sinsi bir zehir gibi hızla yayılıyordu.

 


Ben de bir ejderha gibiyim. Yalnız sinirli ve inatçı.



"Korkma her şey yoluna girecek."
"Biliyorum sen yanımdayken korkmuyorum zaten."



"...Ve ben seni Masal Karaaslan olarak yatağımda, hayatımda, kalbimde ve ruhumda istiyorum. Son sözüm olsun ki bu pislik temizlendiğinde, sana bembeyaz gelinliğinle mükemmel bir düğün yapacağım."



"Benimle yaşlanacaksın, bebeğim. Bundan böyle hayatının her anında ben olacağım ve seni o kadar seveceğim ki, her zerrende o sevginin ışığını taşıyacaksın."



"Her şey benim kontrolümde." dedi Masal çocuk gibi gülerek. "Ben de bundan korkuyorum ya zaten."



Evet, Kuzey korkaktı. Hem de en afillisinden. Korkuyordu. Masal'a bir şey olacak diye ödü kopuyordu ve bununla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.



"Sen, Kuzey Karaarslan! Benim hayatımda gördüğüm en tatlı, en romantik ve en yakışıklı adamsın." Ve sen, Masal Kılıç! Hayatta bu sözleri bana söyleyip de sağ kalabilecek tek insansın."



"Senin hayatımı renklendirmene ihtiyacım var, Masal. Söz veriyorum bir daha giydiğin renkli kıyafetlere sinirlenmeyeceğim. Arabalarımı bile kullanmana izin vereceğim. Yeter ki uyan."



"Beni kızdırıyorsun, sinirlendiriyorsun, çileden çıkarıyorsun ve seni çılgınca arzulamamı sağlıyorsun. Söylesene, hepsini birden nasıl yapıyorsun?"



"Pekala, ne yapmamı istiyorsun?" Masal merakla onun cevabını beklerken, Kuzey ciddiyetten bihaber konuşmaya devam ediyordu. "Yanımda durup elimi tutabilirsin mesela." derken sesinden eğlendiği belliydi.



"Gözlerinin içinde cam kırıkları gibi katmerler var ve her biri yeşilin farklı bir tonunda. Sanırım bu yüzden duygularını direkt yansıtıyorlar ve loş ışıkta balta girmemiş ormanları anımsatıyorlar."






21 Eylül 2015 Pazartesi

KVBT 12.Tur 3.Gün |Kader Kitabı-Erica Swyler


    Herkese merhaba! İnternet bağlantım hala iyi sayılmasa da idare ediyoruz.

    Kader Kitabı turumuzun 3. Gününde kitabı okurken dinleyebileceğiniz küçük bir müzik listesiyle burdayım.

   Eğer sizde bu kitaba sahip olmak isterseniz facebook sayfamızdan gerçekleştirdiğimiz çekilişe katılabilirsiniz.


Shakira -La Pared (version acoustic)

Lenka - Trouble Is A Friend

Melanie Martinez - Carousel

Sóley - Pretty Face

Lana Del Rey - Carmen

20 Eylül 2015 Pazar

KVBT12.Tur 2. Gün| Kader Kitabı -Erica Swyler | Yorum

   Kader Kitabı'nın turunun ilk gününden herkese merhaba. Şu an Allah'ın unuttuğu yerde zorlu bir internet bağlantısıyla bu yazıyı yazmaktayım.
Her zamanki gibi önce konusundan bahsedeyim sonra kitabi nasıl bulduğumdan.
  Simon küçük yaşta annesinin intiharından ve babasının bitmeyen yası üzerine küçük kız kardeşine ebeveynlik yapmak zorunda kalmıştır. Ardından babasını da kaybetmesiyle ve kız kardeşinin de onu terk etmesiyle ailesinden kalan sahil kenarında bir evde yalnız başına yaşamaktadır. Ancak evin çok kötü durumdadır. Öyle ki ev her an çökme tehlikesi içindedir. Üstelik bunu karşılayacak maddi imkanı da yoktur. Zaten kütüphanedeki işini de kaybetme noktasındadır.
   Bir gün eline ulaşan bir kitapla ailesi hakkında hiç bilmediği gerçekleri öğrenecektir. Kitap bir sirkin günceleridir ancak sirk kitapları sirkten ayrılmamalıdır.

   Annesinin soyunda süregelen bir laneti fark etmesiyle kız kardeşinin güvenliğinden de şüphe duymaya başlar.

   Evet kitabı kısaca özetlersek bu şekilde.
Kitap falcılık ve büyücük gibi araya serpiştirilen mistik olaylarıyla dikkatimi çekti. Karakterlerin kendine has özellikleri kitapta bir özgünlük oluşturmuştu.

   Yazar Erica Swyler'ın kendine has bir üslubu var. Ancak bu kalem beni içine çok fazla çekmedi. Kitap şimdiki zaman diliyle yazılmış. Belki de en büyük etken buydu.Normalde sesli ortamlarda dahi zorlanmadan kitap okuyabilen biriyim. Ancak bu kitabı sesli ortamlarda okumak zorunda kaldığım durumlarda  zaman zaman bir paragrafı iki kez okumak zorunda kaldığımi itiraf etmeliyim.
En sevdiğim kısımlarda kitabın içinde ufak çizımler olmasıydı. Resimleri bol bol inceledim.
Bazen durup en sevdiğim karakteron hangisi olduğunu düşündüm. Sanırım Amos oldu.
Kitabın kapağının içiyle uyumlu olmasını sevdim. Normalde parıltılı yazıları sevmesem de Kader Kitabı'na yakışmış. 

  Zor şartlar altında yazdığım yazımı sonlandırırken Martı Yayınlar'na desteği için teşekkür ediyoruz.