27 Ekim 2015 Salı

Esaret - Elena Johnson | Kitap Yorumu


    Esaret Tüyap'tan Dex standından 4 liraya aldığım bir kitaptı. Doğrusu konusuna çok dikkat etmeden almıştım ve güvenim tamamen Dex'ten çıkmış olmasıydı. Kesinlikle büyük bir hata yaptığımı fark ettim. Doğrusu konuyu dikkatlice okuduğumda biraz önyargı oluştu ben de ancak ilk 100 sayfada önyargımın haksız olduğunu düşündüm. Düşündüğüm kadar da kötü değildi diye düşündüm ancak bir anda ne olduysa oluverdi ve sanki söylediklerimi haksız çıkarmak istermişçesine berbat bir hal aldı olaylar.

   Vi-Violet- katı kuralları olan bir toplumda yaşıyor. Kızlar erkeklerle gezemez, akşam saatleri birlikte yürüyemez, ailene dahi dokunmak yasak ve böyle kuralları olan bir toplum bu...
Bu toplumdaki insanlar uyurken bir kulaklık takıyorlar ve bu kulaklıkta siz uyurken sürekli size telkinler veren bir konuşmacı var.
   Vi ise kural tanımaz bir asi. Üstelik Zenn'e -birlik tarafından seçilen gelecekteki eşi- sırılsıklam aşık.

   Aslında eğer bu kurgu daha başka bir yazarın elinden çıkmış olsaydı eminim ki çok hoş bir kitaba dönüşebilirdi ancak bu yazarla hayır diyorum.
Yazarın dilini hiç beğenmedim. Son derece basit cümleler ve yanlış yerde giren betimlemelerle kitaptan soğudum.
   Karakterlerin hiçbirini sevmedim. Ne Vi'yi, ne Jeg'i ne Zenn'i. Jeg ilk başlarda farklı geldi. Sıradan bad boy tiplemelerinden uzakta bir karakter olduğunu düşündüm ancak sonrada o da neden yaptığını bilmediğim şeyler yapmaya başladı.
   Kitabı okurken biri geliyor ve kim olduğunu falan bir anlığına anlayamıyorsunuz. Bu nerden çıktı? Bu ki? Niye? Bu sorular sürekli kafamın içinde döndü durdu. Hele sona yaklaştıkça gerçekten dili mi kötüleşti yoksa ben mi zihnimde abarttım emin olamasam da satırları gelişigüzel okumaya başladım.
Evet sonu beni çok şaşırttı ama kesinlikle böyle bitmemeliydi. Gerçi devamı varmış ancak Türkçeye çevrilmemiş ki çevrilse bile okuyacağımı sanmıyorum.

 

KVBT 14. Tur 5. Gün | Lanetli - Jennifer L. Armentrout | Goodreads Yorumları

 
     
  Lanetli turumuzun son gününden herkese merhaba! Bugün görevim olan goodreads yorumlarını sizlerle paylaşacağım.
Ancak başlamadan önce eğer Lanetli hakkındaki yorumumu okumak ve Jennifer L. Armentrout hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz sizi linke alalım. (tık tık)

  Ve birde Lanetli biri facebook sayfamızdan diğeri rafflecopterdan olmak üzere toplam 2 kişiye hediye. Eğer katılmak isterseniz buraya (facebook için) ve buraya (rafflecopter) tıklayın.


Bu kitabı Jennifer yazmış, bu yüzden tabii ki fantastikti!!!

Jennifer L. Armentrout hiçbir zaman beni hayal kırıklığına uğratmıyor. Önce uzaylılar, sonra yarı tanrılar, gargoyleler takip etti ve şimdi Faeler. HERHANGİ BİR PARANORMAL KARAKTERE BENİ AŞIK ETMEMEYİ BAŞARABİLİR Mİ?
Muhtemelen hayır.
Belki... baykuşlar dışında. Onun bile baykuşlar hakkındaki düşüncelerimi değiştirebileceğimi sanmıyorum. Ve evet, onlar kesinlikle paranormal.
LANETLİ sıradan bir Fae hikayesi ....
 JLA kitaplarından beklediklerimi ve sevdiklerimi söylemek için buradayım; güçlü karakterler, hazırcevap şakalar, harika bir hikaye ve yüzümüzü havalandıracak bir romantizm.
LANETLİ harika bir New Adult paranormal serisi ve hikayenin devamı olan TORN'u -2.kitap- okumak için BEKLEYEMİYORUM!


JLA'un yalnızca bir New Adult'la dönmeyeceğini duyunca çok mutluydum, ama bu Paranormal New Adult serisi! O ayrıca destansı bir dünya inşa ediyor ve Young Adult serisinde aksiyonu görüyoruz.
Bu türün sahip olduğu potensiyeli görmek heyecan verici.



Bu bir New Adult paranormal kitabı. Eğer Jennifer'ın öteki kitaplarında eğlendiyseniz, bu kitap ta sizin için. Eğer paranormal kitapları seviyorsanız o zaman bu harika bir seçim.



Lanetli'yi okumaya karar verdiğim için çok memnunum çünkü harika bir kitaptı. Yalnızca Jennifer L. Armentrout bu kitapta bana kahkaha attırdığı ve sesli bir şekilde homurdandırdığı için değil( herkesin içinde!), ayrıca faeleri konu almasını sevdim.


Pekaaaaalaa, Ben cidden nasıl hissettiğimi bilmiyorum.

Bu aynı kıvımlarıyla aynı karakterleriyle, aynı ifadelerle tipik bir Jennifer L. Armentrout kitabıydı, herşey aynı. Hayal kırıklığına uğradım diyemem, uğramadım, ama eminim daha iyisini yapabilir. Bu kitapta bazı şeyler eksikti ve bu şeyler çok fazlaydı.



Jennifer L. Armentrout yaptı yine. Bu kitaba aşık oldum!
Ugnh!! Çekişmeli düşünceler!! NEDEN! NEDEN BUNU BANA YAPTIN?! Es kısa sürede diğer kitaba ihtiyacım var.


24 Ekim 2015 Cumartesi

KVBT 14. Tur 3. Gün | Lanetli - Jennifer L. Armentrout | Kitap Yorumu + Yazar Tanıtımı


   Lanetli Turumuzdan herkese merhaba! Bu aralar çok fazla yazı yazamadığımın farkındayım. Ancak bu demek değil ki okumuyorum. Okuyorum ancak bu aralar J. D. Salinger, Yusuf Atılgan gibi edebi kitaplara daha fazla ağırlık veriyorum. Popüler kültürden bir süre uzaklaşmak zaten aklımda olan birşeydi. Eren abide O'nun kitapları olarak bu aralar güncel kitaplardan uzaklaştı biliyorsunuz ki ben de biraz ondan ilham alarak onun ve fikirlerine çok değer verdiğim birkaç kişinin önerisiyle bir kitap listesi hazırladım. Böylece ara ara güncel kitapları da okuyarak vakit geçiriyorum. Her neyse sanırım biraz çok konuştum.

    Gelgelelim Lanetli'ye. Jennifer L. Armentrout'un Türkiye'de olsun yurtdışında olsun hayran kitlesi büyük. Çok çok sevenler de var. Ancak ne yazık ki ben onlardan biri değilim. Fantastikte başarılı olsa da aşk kitaplarında çoğu zaman klişeye kaçtığını düşünüyorum. Anlatımı güzel ancak romantik kitaplarda kesinlikle kurguyu derinleştirmeli.

   Ancak Lanetli anlaşılacağı üzere bir fantastik kitap. Tabii ki her zaman olduğu gibi önce konusundan kısaca bahsedelim.
   Ivy küçük yaşta ailesini kaybetmiş, bunun üstüne bir de evlatlık verildiği ailesini ve erkek arkadaşını kaybetmiş bir kızdır. Üstelik en büyük düşmanı olan Fae'ler tarafından öldürülmüştür. Ivy'de ailesinin -2 ailesinin de- mesleği olan Fae avcısıdır. Yani bir Düzen üyesi. Her şey tüm sıradanlığıyla devam ederken olayların gidişatı değişmeye başlar. Şehirde normal olmayan şeyler görülür. Hiçbir şeyin normal olmadığı New Orleans'ta normal olmayan bir şey olması demek. Eh... Büyük problem.
  
   Anlatım çok akışkandı ve sizi sıkmıyordu. Karakterleri sevdim hatta Ivy'i bile ki nedendir bilinmez genelde kız karakterlere sinir olunur. Ve evet! Ivy'i sevdim. Tabii bir kısımda onun o Merida saçlarını cımbızla yolmak istedim ancak sonra toparladı. Nedendir bilmem ben Ren'e çok ısınamadım. Evet sevdim ama böyle ayılıp bayılmadım da. Sanırım en sevdiğim karakter Tink oldu. Tatlı küçük bir şeytan o. Daha doğrusu bir peri. Ama çok masraflı olduğu göz ardı edilemez.

  Kısaca beğendim. İçine çeken bir kurgusu vardı. Özellikle Jennifer severseniz. Mutlaka okumalısınız.

Yazar Hakkında

Yazar 11 Haziran 1980'de Martinsburg'da doğmuştur. Yani şu anda 35 yaşında.
Jack Russel cinsi bir köpeği var adı da Loki.
Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak vakit geçiriyormuş.
Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir.
J. Rogers adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyormuş.
(İnternetten derlenmiştir.)

Son olarak bir rafflecopter diğeri facebook üzerinden 2 kişiye hediye ediyoruz. Rafflecopter için Fuşyamsı Düşünceler 'e (yani buraya), facebook çekilişi içinse facebook sayfamıza (buraya) tıklayın.
Herkese bol şans!!




10 Ekim 2015 Cumartesi

Asi 2 Kartal Yuvası ve Hesaplaşma | Thomas E. Sniegoski



Asi 2 Kartal Yuvası ve Hesaplaşma'yı uzun zaman önce ilk kitabıyla birlikte almıştım. Fakat 3. kitabının çok çok uzun bir zamandır çıkmadığını öğrenince  erteleyebildiğim kadar ertelemeye karar verdim.
Daha sonra bir blogda rastladığım - ne yazık ki bloğu hatırlamıyorum- övgü dolu yazıdan sonra biraz öne aldım ve ilk kitabını okudum. İlk kitabı okumamın üzerinden fazlaca zaman geçdi ve 2. kitabı da artık okuma gerektiğine karar verdim.

Asi Serisi kesinlikle beklentilerimin üzerinde bir seriydi. İlk kitabı çok ne olarak hatırlayamasam da 2. kitabı okurken zaman zaman flashback yaşadım.

İlk kitabı okumayanlar için yazım Spoiler içerir!!!


Bildiğiniz gibi - bildiğinizi varsayıyorum- Aaron 18 yaşında yaşadığı bazı şeyler sonucunda nefilim olduğunu öğrenmişti. Üstelik sıradan bir nefil değil düşmüş melekleri cennete geri gönderme yetisine sahip bir nefil. Yıllardır şüpheyle yaklaşılan kehanette bahsedilen odur.
Aaron, her şeyin yanında birde düşmüş melekler tarafından kaçırılmış zihinsel engelli kardeşini aramaktadır.

Asi'nin ilk kitabını hatırlamadığım için kıyaslama yapamayacağım ancak 2. kitap kesinlikle iyiydi. Yazarın dili son derece akıcı ve kurgu aşina olduğumuz melekler üzerine.

Ben Gabriel'ı çok sevsem de zaman zaman yazar köpeği konuşturma işinde bataklığa girmiş. Yani tamam değiştirilmiş falan diye bir bahane var ortada ancak yine de saçma bulduğum yerler oldu.

Aaron bir mesih olarak geçiyor ancak bir mesih olamayacak kadar zayıftı. Gerçi kitap boyu kendi de sık sık ne yapacağını bilmediğini söylüyor.

Yayınevinden kaynaklı çok sıkıntı vardı kitapta. Öncelikle kapak kalitesi çok kötü 2 gün çantamda taşıdım ve sanki kitabın üstünde oturmuşum gibi, kenarları kıvrıldı ve karton ayrıldı. Sık sık harf hataları gözüme çarptı. Zaten 3. kitabı da çıkacak gibi değil.

Ben serinin iki kitabını da çok iyi bir kampanyadan aldım. Zaten pek çok sitede indirimde eğer denk gelirseniz almanızı tavsiye ederim. Beklentilerinizi çok çok yüksek tutmadığınız takdirde beğeneceğinizi  umuyorum.