2 Ocak 2016 Cumartesi

Öksüzler Treni - Christina Baker Kline | Kitap Yorumu



 


  Merhaba! Ben bazı kitapları okumak için doğru zamanı beklerim. Öksüzler Treni'ni de karlı bir günde okuyacağıma dair bir takıntım vardı. Bu yüzden uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Eh malum kar da yağmışken kitabımı aldım sessiz bir yere çekilip başladım okumaya.
Öksüzler Treni, aslında gerçeklerden esinlenerek yazılmış bir roman. 1854 ve 1929 yılları arasında 'Öksüzler Treni' adı verilen bu trenler öksüz çocukları gezdirerek halkın önüne çıkarıyor ve çocuklara bir aile bulmayı amaçlıyor. Fakat çoğunlukla çocuklar tarla, ev işlerinde kullanılarak köleden farksız yetişiyor. Çocuklar bazen kaçıyor, Çocuk Esirgeme Kurumu peşlerine düşüyor fakat pek iyi tutulmayan kayıtlar nedeniyle çoğu zaman iz iyi sürülemiyor. Evet bunlar bu kitapsayesinde öğrendiğim gerçekler.

   Romanda bu trendeki çocuklardan birini ana karakter olarak ele alıyor ve Niamh, Dorothy veya Vivian (hangisini tercih ederseniz)'ın hikayesine sizi tanık ediyor. (Ki bu kadar fazla isminin olması bile hiçbir yerde birdaha eski benliğine ait olmayacağının göstergesi bana göre.)
   
     Vivianla birlikte üşüyorsunuz, onunla birlikte korkuyorsunuz. İnsanların en iğrenç hallerine onunla birlikte tanık oluyorsunuz. Üstelik buna benzer şeylerin yaşandığını ve yaşanacağını da bilmek sizi çileden çıkarıyor.

    İki zaman arasında gidip gelen kitaplarda her zaman bir zaman daha fazla sevilir. Yazar da bunu belirtmiş ve bunu dengelemek istediğini söylemiş en sonda. Ancak ben bu konuda çok da başarılı olduğunu düşünmüyorum. Kesinlikle 1829- 1943 arasında geçen kısmı daha fazla sevdim. Neyse ki kitap geçmiş üzerine kurulu olduğundan dolayı o zamanlar ağırlıklıydı. Hiçbir sayfasında sıkılmadım ve Vivian'a gerçekten üzüldüğüm zamanlar oldu.

   Bu kitabı kış zamanında okuduğum için mutluyum çünkü kış mevsiminde geçen bu kitapta anlatılan soğuğu daha rahat kavrayabildim. Bu da Vivian'ın hislerine daha da yaklaşmamı sağladı.
Christina Baker Kline'ın Türkçe'ye çevrilmiş tek kitabı ne yazık ki. Eğer başka kitapları da çevrilirse okuyacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder