26 Nisan 2016 Salı

Bir Gün - David Nicholls | Kitap Yorumu

 

 




   Merhaba. Bir gün, muhteşem film kapağı sayesinde çok merak ettiğim filmini çılgınca merak etmeme rağmen kitabını okumadan izlememeye ant içtiğim bir kitaptı ve sonunda okuduğum için de mutluyum.
  
   Geçen Kıyamet Sonrası'na yeni başlamıştım ki canım fantastikten ziyade şöyle güzel bir dram- romantizm okumak istedi. Ben de dedim niye kendimi zorlayayım ve başladım Bir Gün'e.
Bir Gün'ü kesinlikle bir romantizm, aşk kitabı olarak görmüyorum. Bu kitap gerçek hayat gibi çoğu duyguyu barındırıyordu.
Emma ve Dexter mezuniyet gecesi birlikte zaman geçirirler ancak sabah ışığıyla yolları da ayrılacaktır. Dex ve Em dost kalma konusunda anlaşırlar.
Kitap 20 yıl boyunca aralarında geçenleri konu alıyor. Öyle yoğun bir romantizm yok dediğim gibi. Aşk var tabii ama aşkı nasıl tanımladığınıza da bağlı biraz.
  
    Okurken sıkılmıyorsunuz. Yeri geliyor karakterlere yaptığı hatalardan ötürü kızıyorsunuz yeri geliyor üzülüyorsunuz.

  

     Karakterler kesinlikle orjinaldi ve mükemmellikle uzaktan yakından alakaları yoktu ki bence kitabı daha da güzel yaptı. Karakterler gerçek gibilerdi. Zayıf yönleri, güçlü yönleri, hataları...
Bir Gün'ü okurken çok garip duygular hissettim. Öncelikle zamanın ne kadar hızlı geçtiğini görünce şaşırdım ve hüzünlendim. Koskoca 20 yıl gözünüzün önünde akıveriyor. Bir de çok yakınınızdaki bir insanın nasıl bir anda yabancı olduğunu bir kez daha gördüm. Ve beni yine şaşırttı.
en sevdiğim yanı ise kitabın en sonu. Tabii ki söylemeyeceğim ama yüzümde buruk bir tebessüm bıraktığını ifade etmeliyim. Tam kitaba yakışan bir finaldi.
 
   

     Kitabı bitirdikten birkaç gün sonra filmini de izledim. Oldukça beğenmeme rağmen tabii ki yine kitabın tadını alamadım ki bu da zaten beklediğim bir şeydi. Filmin sonu da tıpkı kitaptaki gibi hissettirdi.
 
     Gerçek hayatı, yanında biraz aşkla gösterecek bir kitap okumak istiyorsanız Bir Gün'ü mutlaka tavsiye ediyorum.

17 Nisan 2016 Pazar

KVBT 16.Tur 4. Gün | Beni Yeniden Sev - Jill Shalvis | Yorum+Goodreads Yorumları



   Merhaba. Turdan haberi olmayanları yazının altındaki linke alalım öncelikle böylece siz de 2 kişiye hediye edeceğimiz çekilişimize katılabilirsiniz.

   Beni Yeniden Sev beklentilerimi düşük tutarak başladığım bir kitap oldu. Çünkü ben romantik komedilerden pek hoşlanmıyorum ve bu kitapta o tarzdaydı. Yine de sıkılmadan okudum.

   Lily 10 yıl önce aniden ayrıldığı kasabaya geri dönmüştür. Eh küçücük kasabada, aniden bırakıp gittiği Aidan'la karşılaşmamaları da imkansızdır.

   Aidan kasabanın itfaiyecisidir. Eh boş zamanlarında da kahramanlık yapıyor. Kasabanın her şeyi.
Orijinal kapak
Lily'nin ani gidişinden sonra kendini toparlaması zaman almış ve hala da kadınlara pek güveni yok.

  Kitabı genel olarak sevdim. Ama eksikleri tabii ki vardı.
Karakterlerin özgün olmaması en büyük eksilerdendi. Orijinal değildi. Çoğu kitaptaki klişe karakterlerdendi. Olay örgüsünü sevdim ve saçma sapan yanlış anlaşılmalar olmamasını sevdim zira kitaplarda beni en çok sinir eden şey yanlış anlaşılmalar.

  Kitap akıcı ve kolay biten cinsten. Türünde başarılı buldum. Yine de bana bu türü sevdiremedi.

   Kitabın kapağı çok güzel ve orijinal kapağın kullanılmamasına sevindiğim nadir zamanlardan.

Şimdi goodreadste millet neler yazmış bakalım.
 

Beni Yeniden Sev Jill Shalvis’in Cedar Tepesi adlı serisinin kitaplarından biri. Ben bu yazarın büyük 
hayranlarından biriyim ve onun kitaplarını okumak eve dönmek gibi hissettiriyor....
 
 
Sonuç olarak Beni Yeniden Sev yeni bir seri için harika bir başlangıç. Jill Shalvis kesinlikle tatlı ve 
seksi modern romantik kitaplar için aklımda bir standart oluşturdu ve ben sadece bu serinin devam 
kitaplarını bekleyemiyorum.


Bu Jill Shavis’ten okuduğum 2. Kitaptı ve mutlaka söylemeliyim ki ben bu yazarı gerçekten sevdiğimi 
söylemeliyim. Tıpkı Siply Irresistible (Aşka Yolculuk adıyla Nemesis Yayınları’ndan çıktı.) gibi, bu 
tatlı ve kalp ısıtan hikeyenin hissettirdiği sıcak ve bulanık hislerin keyfini çıkarıyorum. 
Bayan Shalvis’in sadece karakterlerin kalpleri ve zihinleri değil, hikayede yer alan yere de götüren 
bir yolu var.


Ne kadar da güzel, eğlenceli ve haraketli bir hikaye!
 
 
Jill’in son ŞAnslı Liman kitabını bitiridiğimde onunla karşılaştıracak kadar güzel bir kasaba 
olabileceğini bilmiyordum. Ama Cedar Tepesi, ve ateşli itfaiyeciler ve Kincaid ailesi... Yaay!!! 
Buna bayıldım!!
 
 
Bu kitabı okurken gerçekten eğlendim! Mizahı,aileyi, romantizmi ve güzel ortama bayıldım. Bu 
çok iyiydi! Serinin bir sonraki kitabını okumak için bekleyemiyorum!
 
Destekleri için Nemesis Yayınları'na çok teşekkür ediyorum. Çekiliş için buraya tıklayın. Kendinize iyi bakın :)

16 Nisan 2016 Cumartesi

KVBT 16.Tur 3. Gün | Beni Yeniden Sev - Jill Shalvis | Karakter Tanıtımı


16. Turumuzun 3. gününde Beni Yeniden Sev'in karakterlerini tanımak için okumaya devam edin.

Normalde karakter tanıtımına anlatıcıdan başlasam da bu kitapta iki  baş karakterin de ağzından anlatıldığından hanımlara öncelik diyerekten Lily ile başlıyorum.

   Lily Danville: Normalde kadın karakterleri pek sevmesem de -yazarların kadın karakterleri ya aşırı gurursuz, ya da 'biz birlikte olmamalıyız' modundaki aşırı gururlu yapmasından kaynaklanıyor- Lily'i sevdiğimi söyleyebilirim. İkisinin arasında bir yerdeydi. Genel olarak mantıklı hareket eden, öyle saçma sapan triplere girmeyen bir karakterdi.

  Aidan Kincaid: Kasabanın itfaiyecisi, arama kurtarma sorumlusu. Aynı zamanda kasabanın sahibi olan ailenin bir ferdi. Klasik bir erkek model. Süper yakışıklı, kaslı, kızların deli divane olduğu bir karakter. Aidan'ı da sevmiş olsam da bu kadar klasikleşmiş bir karakter olmasını istemezdim. Keşke yazar onu biraz da orjinalleştirseymiş. Yine de kitaplarda sıkça gördüğümüz 'birlikte oluruz, herşeyi yaparız ama sevgili değiliz' tipi bir karakter olmamasını da sevdim. Zira en sevmediğim erkek tiplerinden bir tanesi de onlar oluyor.

  Gray Kincaid: Aidan'ın erkek kardeşi. Liseden beri tanıdığı Penny'yle evli ve karısına da aşık. Genel olarak kasabanın sorumluluğunu daha fazla üstlenmiş olan kişi. Yer yer güldürdü.

  Char Kincaid: Kincaid kardeşlerin annesi. Yaşına göre deli dolu, yerine göre otoriter, bazen de duygusal. Pek çok kişinin sevdiği bir karakter olduğunu tahmin etsem de yaptığı bazı şeyler yüzünden sevemedim. Sen annesin ne bu haller? Biraz tuhaf hatta belki abartılmış geldi. Tabii bu benim düşüncelerime ve yetiştiğim kültüre de bağlı. Kişiden kişiye değişebilir.

  Mitch: Aidan'ın dostu. Sık sık geçmesine rağmen ciddi bir etkisi olmamasına rağmen yazmak istedim. Aidanla ikisi en deli biçimde lise yıllarını geçirmişler.

  Jonathan: Lily'nin çalıştığı güzellik merkezinin sahibi. Sevip sevmemekte kararsız kaldığım bir diğer karakter. Yine de beni güldürmeyi başaran bir karakter oldu.

Yarın kitap hakkındaki daha detaylı yorum gireceğim. Facebook sayfamız üzerinden diğer arkadaşlarımın yorumlarına ulaşabilirsiniz.
 Ve Beni Yeniden Sev'i okumak isterseniz. Facebook üzerinden 2 kişiye hediye ediyoruz. Katılmak için tıklayın.

9 Nisan 2016 Cumartesi

İyi Kız - Mary Kubica | Kitap Yorumu


Merhaba!
    Yorum girilmesini bekleyen onlarca kitap olmasına rağmen, İyi Kız'ın yorumunu hemen girmeye karar verdim. Etkisini tam olarak atmadan yazmak istedim.

   CNR'a gitmeden 1 gün önce kitabın reklamını gördüm ve 'Ben bunu almam yaa' diye düşünmüştüm. Fakat CNR'da Martı standına gelince kısa bir kararsızlıktan sonra alıverdim. Ah benim ellerime sağlık. 'Konusu güzel gibi, al bence' diyen arkadaşımın ağzına sağlık.
Aldıktan sonra merak ettim ve fırsatını bulunca okumaya başladım.

  Fırsat buldukça okumak istedim ve yarısından sonra daha da güzelleşti. Hatta bir ara o kadar heyecanlandım ki kalbim amuda kalktı.

   Kitap Önce - Sonra olarak devam ediyor. Mia'nın kaçırılmasından öncesi ve sonrası.
Ailesiyle arası çok da iyi olmayan Mia kaçırılır. Bulunduğunda ise adının Mia değil Chloe olduğunu iddia eder. Üstelik kaçırıldığı sırada olanları, kaçıranı hiç hatırlamamaktadır. En genel şekliyle böyle söyleyebiliriz.

    Yazarın dili çok akıcıydı. Kitap adeta su gibi aktı. Karakterlerle aramda bir bağ kuruldu ve kitap bitmeye yaklaştıkça bitmesin istedim.
Mia'nın, Colin'in, Eve'nin kısacası çoğu karakterin hissettiklerini kendim yaşıyormuş gibi hissettim.
Sonlarda kalbim çok fena kırıldı. Yani cidden fiziksel bir acı hissederek bitirdim kitabı. Şok olduğumu da belirtmeliyim.

    Kitabın elbette ki kusurları vardı. Okuyacağınız en iyi kitap falan gibi bir şey de söylemiyorum. Yine de çok sevdim. Belki de karakterlerle ortak özelliklerimizin olmasındandır. Kendimmişim gibi hissettim karakterleri.

   Eğer fuarlarda, kitapçılarda falan denk gelirseniz alın derim. En azından bir şans verin. En kötü ihtimalle sevmezsiniz diye düşünüyorum.
Kitap bittiğinde boşluk hissine düştüm ve kitap okumak istememe rağmen sanki karakterlere ihanet edecekmişim gibi hissettiğinden okumadım. Bun yerine düşündüm.

Siz okudunuz mu? Peki benim kadar sevdiniz mi?