24 Haziran 2016 Cuma

Arsız Kedi - Neval Yercik | Kitap Yorumu

    Arsız Kedi, CNR kitap fuarında 4 liralık sarı etiketi kedi sevdamla birleşince aldığım bir öykü kitabı. Mini mini topu topu 80 sayfalık bir kitap. Birkaç ay öncesine dek öyküleri pek sevemediğimi söylüyorum ama son zamanlarda çok öykü okuduğumdan sanırım alışmaya başladım.
Öykülere çok ısınamamamın nedeni kısa olduklarından aradan biraz geçtikten sonra pek bir şey hatırlayamamam. Koskoca serleri bitirdikten sonra kimin öldüğünü bile hatırlayamayınca öyküler birkaç sayfasıyla hafızamda uzun süreli yer tutamıyor. Gerçekten beni etkilediğiniyse aylar sonra hatırlatan bir yerde -ya da durduk yere- ansızın hafızamda canlanıvermesinden anlıyorum.

   Bir öykü kitabının yorumu nasıl yapılır emin değilim. Sanırım bundan mütevellit kısa olacak bu post.

   Şöyle peş peşe kitap bitirip kendimi gaza getirmek istediğim bir dönemde aldım elime kitabı ve birkaç saat içinde de bitiverdi. İçindeki öykülerin hemen hemen hepsini çok beğendim.
İçinde 8 öykü bulunduruyor.

  Beni çok etkileyen yerler oldu. altını çizdiğim birkaç yer de var.

  Öykü konusunda yeni olduğum için daha ustaca bir yorum yapamasam da hoş bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

22 Haziran 2016 Çarşamba

Nefretten Sonra - Fatih Murat Arsal | Kitap Yorumu



   Fatih Murat Arsal merak ettiğim bir yazardı. Sahaflarda Nefretten Sonra'yı görünce nasıl atladığımı bir ben bilirim bir de sahafçı amca.
Yine de uzun bir süre kitaplığımda bekledi. Geçen şöyle bir göz atarken okumadığım kafama dank etti  ve başladım.

  Kitabın dili akıcı ve kolay ilerliyor ona sözüm yok. Ama...
Başında güzel gidiyordu. İyi hoş. Sonra kızın 15 yaşında olduğunu okuyunca şöyle bir 'hönk' dedim. Sonra neyse belki zaman atlaması falan olur dedim. Evet oldu. Ama gelin görün ki herşey çok geçmeden 16'sına girince başlıyor. Aralarında 12 yaş var. Aslında aralarındaki ilişki başlarda öyle aşk falan değil de abisinden nefret eden bir kız gibiydi. Yani abi kardeş ilişkisi gibi hissettirdi. Eh bu aşka dönüşünce de ister istemez rahatsız oldum. Kaldı ki yaş farkından pek de rahatsız olmam. Eğer yazar o farkı olgunluklarla kapatabilirse. Ancak Natalia kesinlikle olgunluğun yakınından bile geçemez. O benim için kitabın son 100 sayfasına falan kadar hep 15 yaşında kaldı. Sürekli büyüdüğünü söyleyen küçük bir kızdı benim için. Tamer'se kız kardeşine sahip çıkmaya çalışan bir abi gibiydi.
İkisinin arasındaki aşkı çok net hissedebildiğimi söyleyemeyeceğim ne yazık ki. Cinsellik? Evet sonuna kadar bunu hissettim, ama aşk? Cıks... Maalesef.

   Bunu söylemeden edemeyeceğim ki kitaptan yoğum bir Türk erkeği egosu akıyor. Sürekli Türk erkekleri hakkında Yunanlar olsun, Türkler olsun herkes bir iltifat peşinde. Komik geldi.
Ayrıca sürekli ünlem, soru işareti ve üç nokta vardı. Gerekli gereksiz pek çok yerde. Dikkatimi çekti ve rahatsız da etti.

   Sürekli aynı betimlemeler -dümdüz karın, göğüsler, sütun gibi bacaklar- canımdan bezdirdi. Hiç alakasız bir yerde kızın sütun gibi bacaklarından, harika karnından bahsediyor.

   Ne yazık ki kitabı beğenmedim ve çok ümitliydimse de tekrar bu yazardan okumayı düşünmüyorum.



21 Haziran 2016 Salı

Yağmurla Gelen Mutluluk - Amber L. Johnson |Kitap Yorumu




      Bu kitap hakkında ne söyleyecek sözüm tükenir ne de konuşacak lafım var. Sahurdan sonra oturdum ve kafamı kaldırdığımda şafak sökmüştü.
Kitabı okumak için uygun olduğum bir zaman için erteliyordum. Eh... Pek duygusal olduğum bir dönem sayılmaz ama okuduğum için de pişman değilim.

    Kitap hakkında fazla konuşmak istemiyorum. Ama illa konusunu öğrenmek isterseniz kitap Asperger sendromu olan bir çocuğa aşık olan bir kız hakkında. Bu sendrom hakkında detaylı bilgi için günümüz teknolojisinden faydalanarak Google amcaya sorarak öğrenebilirsiniz. Ama üşenenler için en geneliyle şöyle tanımlayabilirim; sosyal iletişimde zayıflık, takıntılar ve rutinler. Evet bunlar söylenebilir. Çok daha fazlası var tabii.

   Kitap inanılmaz naifti ve okurken içim kıpırdanmayı kesmedi. Lilly'in Colton'u görüş biçimi, onu anlamaya çalışması, bazı şeyleri onun için daha kolay hale getirmeye çalışması çok güzeldi. Colton'unsa Lilly'i sevgisini gösterme biçimi, istemsiz açık sözlülüğü, ikisinin arasındaki tatlı ilişki, diğer yandan gençliğin hissettirdikleri. bunlar çok güzeldi. Birkaç saatliğine bambaşka bir dünyaya gittim. ve kendimi Lilly gibi hissederek Colton'a aşık oldum.

  Bu kitap hakkında daha ne diyebilirim bilemiyorum. Biraz daha uzun olmasını diledim. Ancak tam tadında bittiğini de kabullenmeliyim.

  Benim anlattığım kadar beğenmeyenler de var tabii. ama fiyat olarak pahalı olmadığından denemekten bir şey kaybetmezsiniz diye düşünüyorum.

  Güzel, hızlı, tatlı, 'özel' bir aşk hikayesiydi.

İşte bu da beni en çok etkileyen alıntı:
"Keşke benim gibi olsaydın."
"Neden?"
"Çünkü o zaman beni anlardın."