22 Haziran 2016 Çarşamba

Nefretten Sonra - Fatih Murat Arsal | Kitap Yorumu



   Fatih Murat Arsal merak ettiğim bir yazardı. Sahaflarda Nefretten Sonra'yı görünce nasıl atladığımı bir ben bilirim bir de sahafçı amca.
Yine de uzun bir süre kitaplığımda bekledi. Geçen şöyle bir göz atarken okumadığım kafama dank etti  ve başladım.

  Kitabın dili akıcı ve kolay ilerliyor ona sözüm yok. Ama...
Başında güzel gidiyordu. İyi hoş. Sonra kızın 15 yaşında olduğunu okuyunca şöyle bir 'hönk' dedim. Sonra neyse belki zaman atlaması falan olur dedim. Evet oldu. Ama gelin görün ki herşey çok geçmeden 16'sına girince başlıyor. Aralarında 12 yaş var. Aslında aralarındaki ilişki başlarda öyle aşk falan değil de abisinden nefret eden bir kız gibiydi. Yani abi kardeş ilişkisi gibi hissettirdi. Eh bu aşka dönüşünce de ister istemez rahatsız oldum. Kaldı ki yaş farkından pek de rahatsız olmam. Eğer yazar o farkı olgunluklarla kapatabilirse. Ancak Natalia kesinlikle olgunluğun yakınından bile geçemez. O benim için kitabın son 100 sayfasına falan kadar hep 15 yaşında kaldı. Sürekli büyüdüğünü söyleyen küçük bir kızdı benim için. Tamer'se kız kardeşine sahip çıkmaya çalışan bir abi gibiydi.
İkisinin arasındaki aşkı çok net hissedebildiğimi söyleyemeyeceğim ne yazık ki. Cinsellik? Evet sonuna kadar bunu hissettim, ama aşk? Cıks... Maalesef.

   Bunu söylemeden edemeyeceğim ki kitaptan yoğum bir Türk erkeği egosu akıyor. Sürekli Türk erkekleri hakkında Yunanlar olsun, Türkler olsun herkes bir iltifat peşinde. Komik geldi.
Ayrıca sürekli ünlem, soru işareti ve üç nokta vardı. Gerekli gereksiz pek çok yerde. Dikkatimi çekti ve rahatsız da etti.

   Sürekli aynı betimlemeler -dümdüz karın, göğüsler, sütun gibi bacaklar- canımdan bezdirdi. Hiç alakasız bir yerde kızın sütun gibi bacaklarından, harika karnından bahsediyor.

   Ne yazık ki kitabı beğenmedim ve çok ümitliydimse de tekrar bu yazardan okumayı düşünmüyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder